İMAM HASAN (A.S.) NEDEN BARIŞ YAPTI İMAM HÜSEYİN (A.S.) NEDEN KIYAM ETTİ? (2)


Bu maddeden şöyle bir sonuç çıkmaktadır: Muaviye İmamlık makamının aslında Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.)'a ait olduğunu kabul etmektedir. Ancak kendisi, 1. maddede yazıldığı şekliyle Kur'an-ı Kerim hükümlerine uyup, Peygamberin (s.a.v.) yönetimi ile davranması şartıyla halifeliği almaktadır. Mevcut şartlarda Kur'an ve Sünnet'e riayet şartı İmam Hasan (a.s.)'ı barışa iten şartlardandır. Ve Muaviye, halifelik makamına geçişten sonra hiçbir zaman İmam Hasan (a.s.)'dan biat istememiştir. Biat istememesini de imamlığın gerçek sahibi olarak İmam Hasan (a.s.) ve İmam Hüseyin (a.s.)'ı kabul etmesine delil görüyoruz. Yezid ise, halifeliğini ilan ettiği andan itibaren derhal İmam Hüseyin (a.s.)'dan biat istemiştir. Hatta, biat alamayacağını anlayınca onu öldürmeye kalkmıştır. Bu kıyamın nedenlerindendir. Bir diğer barış nedeni ise, İmam Hasan (a.s.)'ın ordusu Muaviye'nin ordusuna karşı yenilse idi, zaten İmam Ali (a.s.) taraftarlarının çoğunu kılıçtan geçirmiş olan Muaviye'nin, İslam Devleti içinde bu kişilerin yoğun olarak bulunduğu bölgelere yönelerek Ali (a.s.)'ın diğer taraftarlarını da yok etmesi beklenen bir netice idi. İmam Hasan (a.s.) böyle bir akıbette dökülecek kanın vebalinden sorumlu tutulacaktı. Eğer mevcut ortamda çıkacak bir savaşta İmam Hasan (a.s.) öldürülürse bu aslında İmamet makamında İmam'ın öldürülmesi demekti ki, İmam Hasan (a.s.) barış anlaşması ile aslında ümmeti böyle bir vebalden de korumuştur. Muaviye, bunu siyasî bir başkaldırı olarak değerlendirebilirdi. Halk da buna inanırdı. Böyle bir ortamda Muaviye'nin yanlışlarının ve zâlim idaresinin anlaşılması için zaman gerekiyordu. Yapılan barış anlaşması hem Muaviye'nin icraatlarını anlamak ve hem de kıyam için taraftar toplamak için şarttı. Çünkü İmam Hüseyin (a.s.) dönemindeki kıyam halife olduğunu iddia eden ki-