İFFET VE NAMUSUNA ALLAH’IN ŞAHİTLİK ETTİĞİ KADIN: HZ. AİŞE (2)


Hz. Aişe Medine'ye dönünce bir ay hasta yattı. Halk, iftiradan kaynıyordu. Dedikodu almış yürümüştü; fakat Hz. Aişe'nin hastalığı daha da arttı. Gözüne uyku girmiyor, gözyaşı dinmiyordu. Ancak bu olay birçok hakikatin anlaşılmasına vesile oluyordu: İfk olayı, düşmanın en çetin ve en eziyet veren hilelerinden biridir. Bu olay, Resulûllah Efendimizi son derece üzmüştür. Resulûllah durumu yakınlarıyla istişare etmiştir. Bazıları, "Ya Resulallah! O, Senin ailendir, biz onun hakkında bir fenalık bilmiyor, iyi tanıyoruz" derken, bazısı da, "Dünyada kadın yok değil ya!" demişlerdir. Aslı olmasa da, böyle bir şayia, insan ruh ve vicdanını baskı altına alır, çok eza ve cefa verir. Demek ki, dedikodu herkese tesir eder. Yalan bile olsa, söylenmesi, insanı üzen çok büyük bir olaydır. Bu gibi olaylarda bile, teenni ile hareket etmek en doğru yoldur. Nitekim, Resulûllah Efendimiz öyle hareket etmiştir. Bu olay bize, Peygamberin de bir insan olduğu gerçeğini göstermektedir. O da, her insan gibi dedikodudan etkileniyor ve üzülüyordu. Peygamber ne kadar yükselirse yükselsin, beşer olmaktan çıkamıyor, her beşeri üzen olaylar onu da üzüyordu. Peygamberler de, ancak Allah'ın bildirdiğini bilebiliyor, bazı olaylar onlara da meçhul kalıyordu. Bir beşer olarak, her beşerin kullanabileceği vasıtaları kullanarak olayları çözmeye çalışıyorlardı. Resulûllah, "Ben, ondan böyle bir kötülük umamıyorum" diyor, fakat yine bütün gücüyle söylentinin kökenini arıyor, soruyor ve ashabıyla istişare ediyordu. Dedikoduya kapılmış değildi. Ancak, olaylar O'nu çok üzmüştü. Hz. Aişe'den bir kötülük beklemediği halde, ona, "Ya Aişe! Bana şu şu tarzda bir haber ulaşmış bulunuyor. Eh, sen günahsızsan, Allah, seni temize çıkaracaktır. Ama şayet hataen bir suç işledinse, artık Allah'a sığın" demekle yetiniyordu. Bu hareket, Resulûllah'ın dedikodulara karşı ne kadar dayanıklı olduğunu ve teenniyle hareket ettiğini gösterir. Görüldüğü gibi bu, gaybı bilemeyen bir beşerî sözdür. Zan ile hareket etmeyen, sabit