HZ. OSMAN’IN MUHASARASI VE HZ. HASAN (2)
Öte yandan, Seyyid Murteza, İmam Ali'nin eğer oğullarını halifenin evine gönderdiği doğru ise, bunun sebebi şu olabilir demektedir: "İmam Ali iki oğlunu eğer halifenin kuşatma altındaki evine gönderdi ise, onun aile dokunulmazlığının çiğnenmesine, kasten öldürülmek istenmesine, eşlerinin ve çocuklarının yemekten, içmekten mahrum edilmesine engel olmak için gönderdi. Yoksa onları, Osman'ın görevden uzaklaştırılması yolundaki isteklerine karşı koymak için göndermedi." 314 Bu noktada Hz. Ali'nin İslam ahlakıyla yoğrulmuş, çok üstün bir şahsiyet olduğunun altını çizmemiz gerekmektedir. İslam'da bir insanın devamlı şahsına kötülük yapıldığı halde o insana iyilik yapmasına "ihsar" denir. Bir insanın da şahsına hem iyilik hem kötülük yapıldığı halde o şahsa iyilik yapmasının adına "ihsan" denir. Hz. Ali'nin katili İbn-i Mülcem'e bile iyi davranılması ve işkenceye tâbi tutulmaması konusundaki emir ve vasiyetleri olduğu bilinmektedir. Bu hakikatler ışığında deriz ki, her ne kadar bazı tarihçiler aksini iddia etse de, Hz. Ali, oğullarını halifenin korunması maksadıyla evinin önüne göndermiştir. Zira buradaki durum, şahsına kötülük yapıldığı halde Hz. Ali'nin karşısındakine devamlı surette iyilik yapma ahlakıdır ki bu çok büyük bir makam ve yüce bir hâldir. Belki çok nadir insanın sahip olabileceği bir ahlakî üstünlüktür. Kur'an'da temiz ve günahsız olarak vasfedilen, sayısız hadisle üstün bir şahsiyet olduğu beyan edlien Hz. Ali'den de bunun dışında bir davranış beklenemez. Burada Hz. Ali'nin halifenin korunması için oğullarını göndermesi halifenin ve Emevioğullarının yanlış uygulamalarına destek olduğu şeklinde anlaşılmamalıdır. Burada Hz. Ali'nin maksadı, Hz. Osman'ın ve ailesinin en insanî ihtiyaçlarının ve can güvenliklerinin sağlanmasını temin etmek içindir. Hz. Ali'nin bu konudaki fikirlerine baktığımızda şunları görüyoruz: 314 Şerh-u Nehcü'l Belaga, İbn-i Ebi'l Hadid, c. 3, s. 8
