HZ. HÜSEYİN (A.S.)’IN ŞEHİT EDİLECEĞİ RESULÜLLAH’A (S.A.V.) HABER VERİLMİŞTİ (7)


Resulüllah (s.a.v.)'in çocuğu içeri bırakmasına kızdığını zanneden Ümmü Seleme, "Ya Resulallah! Senin yoluna feda olayım. Gerçi siz kimseyi içeri almamamı istemiştiniz ama sizin bizden bu çocuğu ağlatmamamızı istediğinizden dolayı onu içeriye aldım" dedi. Hz. Peygamber (s.a.v.) onun cevabını vermeden ashabının yanına giderek, "Benim ümmetim bu çocuğumu öldürecektir" diye buyurdu." 104 "Ümmü Seleme şöyle rivayet etmektedir: Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) benim evimde Resulüllah (s.a.v.)'in karşısında oynadıkları bir gün Cebrail (a.s.) nâzil oldu. Eliyle Hüseyin (a.s.)'ı işaret ederek, "Ey Muhammed! Ümmetin bu çocuğunu öldürecektir" dedi. Bu sırada Peygamber (s.a.v.) ağlamaya başladı ve Hüseyin (a.s.)'ı bağrına basarak bana şöyle buyurdu: "Bu toprak senin yanında emanet kalsın." Daha sonra Peygamber (s.a.v.) toprağı kokladığında, "Bu toprak bela ve musibet kokuyor" dedi. Ümmü Seleme devamla şunu söylüyor: "Resulüllah (s.a.v.) bana, "Ümmü Seleme! Bu toprak kan rengini aldığında bil ki, Hüseyin o toprak üzerinde şehit olmuştur" diye buyurdu." Râvi diyor ki: "Ümmü Seleme o toprağı cam bir kâsenin içine koyarak onu her gün yoklardı ve şöyle derdi: "Ey toprak senin kan rengini aldığın gün çok büyük bir gündür." 105 "Hilal bin Hubab'dan nakledilmiştir: Cebrail Peygamberin (s.a.v.) nezdinde olduğu zaman Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.), Resulüllah (s.a.v.)'in yanına gelerek Hazretin mübarek sırtına atlayarak O'nunla oynuyorlardı. 104 Heysemî, el-Mecma, c. 9, s. 189 105 Mecma'üz-Zevaid, c. 9, s. 118-119