HZ. HÜSEYİN (A.S.)’IN KABRİ BAŞINDALAR… (2)


(s.a.v.)'den utandık. Gerçi biz sana vefasızlık eyledik ama işte şimdi yoluna ve uğrunda öcünü almak için başımızı vermeye geldik. Umuyoruz ki, Hak Teala günahımızı bağışlar. Muhammed Mustafa (s.a.v.)'in şefaatinden mahrum bırakmaz bizi" dediler. Bu türlü o kadar yalvardılar ve ağlaştılar, hepsinin göz yaşları kumların üstüne aktı. Ve orada bir gün bir gece kaldılar,ağladılar, ağladılar..." 760 Orada bir gece ve gündüz kaldıktan sonra Kerbela bölgesinden ayrılırlar. El-Hassase'ye, el-Enbar'a, oradan da es-Sadud'a, son olarak da el-Kayyare'ye ulaşırlar. El-Kayyare bölgesinde Süleyman b. Sured'e, vali Abdullah b. Yezid'in bir mektubu ulaşır. Bu mektupta sayılarının azlığı nedeniyle başarısız olacaklarını söyleyerek Tevvabun ordusunun geri dönmesini ister. Ancak Süleyman b. Sured'in arkadaşlarına danışması sonucu çıkılan bu yoldan vazgeçmek istemezler. Amaçları bu niyet üzere ölseler de, İmam Hüseyin (a.s.)'ın kanını alma mücadelesinin sevabına ulaşmaktır. "Kûfe Valisi Abdullah b.Yezid'in gönderdiği mektup Kayyare'de Süleyman b. Sured'e ulaşır. Abdullah b.Yezid mektubunda şöyle demekte idi: "Bismillahirrahmanirrahim. Abdullah b. Yezid'den Süleyman b. Sured'e ve yanındaki Müslümanlara... Selamün Aleyküm! İmdi, derim ki, bu yazım size öğüdü kulak tutulup dinlenir bir kişinizin yazısıdır. Sizin az bir kuvvetle pek çok bir kuvvete karşı gitmek istediğinizi haber aldım. Bu, kişinin dağları yerlerinden külünk ile kaldırması kabilindendir. 760 Taberî, Tarih, Gürtunca tercümesi, c. 4, s. 136