HZ. HÜSEYİN (A.S.) RESULÜLLAH (S.A.V.)’İN YANINDA (3)


seveni sever. Hüseyin "esbat"tan biridir." 124 (Esbat, torun mânâsındadır). Ebu Said anlatıyor: "Resulüllah (s.a.v.) buyurdular ki: "Hasan ve Hüseyin cennet ehlinin iki gencidir." 125 Abdullah ibn-u Şeddad, babasından naklediyor: "Der ki: Resulüllah (s.a.v.) iki akşam namazının birinde (yani akşam veya yatsı namazından birinde) yanımıza geldi. Hasan (a.s.) veya Hüseyin (a.s.)'dan birini taşıyordu. Resulüllah (s.a.v.) öne geçip çocuğu yere bıraktı. Sonra tekbir getirip namaza durdu. Sonra namaz sırasında uzunca bir secde yaptı." Babam devamla dedi ki: "(Secde çok uzadığı için) başımı kaldırıp baktım. Bir de ne göreyim! Secdede olan Resulüllah (s.a.v.)'in sırtına çocuk binmiş duruyor. Ben hemen secdeme döndüm. Namaz bitince Resulüllah (s.a.v.)'e cemaatten, "Ey Allah'ın Resulü! Namaz sırasında öyle uzun bir secde yaptınız ki, bir hadise meydana geldi zannettik veya Sana vahiy indi zannettik!" diye soranlar oldu. "Hayır" dedi. "Bunlardan hiç biri olmadı. Velakin oğlum sırtıma bindi. Ben acele edip hevesi geçmeden sırtımdan indirmeyi uygun bulmadım." 126 Ensar'dan Selma anlatıyor: "Ümmü Seleme'nin yanına girdim ağlıyordu. "Niye ağlıyorsun?" diye sordum. Bana şu cevabı verdi: "Şimdi Resulüllah (s.a.v.)'i rüyamda gördüm. Başında ve sakallarında toprak vardı. 124 Kütüb-i Sitte, c. 12, s. 491; İbn-i Mâce, Mukaddime, 144 125 Kütüb-i Sitte, c. 12, s. 492; Tirmizî, Menâkıb, 3778 126 Kütüb-i Sitte, c. 12, s. 493; Nesaî, İftitah, 83