HZ. HASAN’IN SAVAŞ EMRİ VERMESİ (9)


Eş'as b. Kays, Amr b. Hüreys, Muaviye b. Hudeyc, Ebu Burde, Münzir b. Zübeyr, İshak b. Talha, Hucr b. Amr, Yezid b. Haris, Muhammed b. Umeyr, Abdullah b. Müslim b. Said... bu kişilerin başlıcaları idi. Bu grup, devamlı surette komplo hazırlama, düşmanla işbirliği yapma, tuzak kurma gibi faaliyetlerde bulunuyorlardı. Bu grubun orduya katılması Hz. Hasan açısından büyük bir tehlike idi. "İmamların Hayatı" adlı eserde ifade edildiğine göre, Hz. Hasan'ın bu cihad çağrısına şevkle icabet edilmemesinin nedenleri Hz. Ali dönemine kadar gitmektedir. "... Cemel, Sıffin, Hakem Olayı ve Nehrevan Savaşı'ndan sonra Muaviye ordu birlikleri ile Hz. Ali kuvvetleri arasında Irak, Hicaz ve Yemen'de zaman zaman meydana gelen çarpışmalar Hz. Ali'nin adamlarının bir çoğunda savaş yorgunluğu ve barış isteği doğurmuştu. Zira Emirü'l-Mü'minin'in yaklaşık beş yıllık halifeliği boyunca hazretin adamları yarın bir başka savaşa katılma amacının dışında hiçbir zaman silah bırakmamışlardı. Diğer taraftan savaştıkları kimseler yabancılar değillerdi. Aslında akrabaları, kardeşleri ve dünkü dostlarıydı. Savaştıkları kimseler şimdi Muaviye cephesinde yer almışlardı. Irak halkı aslında bahaneler uydurup bugünü yarına atarak, Irak, Yemen ve Hicaz sınırlarına gece baskınları düzenleyen çeşitli Şam grupları ile savaşmamak için anlamsız bahaneler uydurmakla rahatlarına düşkün olduklarını, savaştan yorulduklarını gösteriyorlardı. Ve Hz. Ali'nin yeniden Sıffin Savaşı'na davetini tembellikle karşılamaları bu yorgunluğun belirtisi idi." 458 Dr. Taha Yâsin, Hakem Olayı'nı ve durumun Sıffin Savaşı'ndan sonra daha karmaşık bir hâl almasını şöyle yazar: "... Sonra Ali, Şam'a yönelmeye karar verdi. Ama ashabından münafık olanlar Kûfe'ye dönmesini, işlerini yoluna koyduktan sonra daha güçlü 458 Erziyabî, İnkılab-ı Hüseyin, s. 197, 200