HZ. HASAN’IN SAVAŞ EMRİ VERMESİ (3)
sefere hazırlanmalarını emretti. Yüksek sesli biri halkı cemaatle namaz kılmaya çağırdı. İmam Hasan duyuruyu yapan kişiye, "İnsanların toplanmasından hoşnut olduğun zaman bana haber ver" dedi. Az sonra Said b. Kays el-Hemdanî, imamın yanına gelerek "cemaatin karşısına çık" dedi. İmam da evinden ayrılarak minbere çıktı. Allah'a hamd ü senâdan sonra şöyle dedi: "İmdi! Yüce Allah cihadı kullarına farz kıldı. Ve onu "istenmeyen bir iş" olarak adlandırdı. Sonra cihada çıkan mü'minlere "sabredin hiç şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir" dedi. 451 Ey insanlar! Hoşunuza gitmeyen durumlara karşı sabretmedikçe isteklerinizi elde edemezsiniz. Aldığım habere göre Muaviye üzerine yürümeye karar verdiğimiz yolunda bir haber almış ve bunun için harekete geçmiştir. Allah'ın rahmeti üzerinize olsun. Nuhayle'de karargâhınıza çıkın." Kaynaklarda beyan edildiği üzere, imamın bu çağrısına cemaat suskunlukla cevap verdi ve kimseden bir ses çıkmadı. 452 Tarihçiler bu olayı şöyle yazmıştır: "Bunun üzerine herkes sustu. Hiç kimseden çıt çıkmadı ve hiç kimse Hz. Hasan'a cevap vermedi." 453 Kûfe halkı bu şekilde Peygamber torununa karşı iki yüzlü bir tavır takınmış oluyordu. Hz. Hasan'ın ve Ehl-i Beyt'in yarenlerinden Adiyy b. Hatem ayağa kalkarak şöyle dedi: "Ben Hatem'in oğluyum. Subhanallah, hayret doğrusu! Ne çirkin bir durum bu! İmamınıza, Peygamberinizin kızının oğlunun çağrısına cevap vermiyor musunuz? Dilleri rahat zamanlarda pabuç gibi (keskin kılıç gibi) fakat iş ciddiye binince tilkiler gibi oradan oraya kaçan (hile yapıp yan çizen) mısır hatipleri nerede? Allah'ın gazabından korkmuyor musunuz? Bu davranışınızın ayıbını ve utancını hiç düşünmüyor musunuz?" 451 Sulh-u İmami'l Hasan, s. 65 452 Ayanu'ş-Şia, c. 4, s. 19 453 Razi Ali Yasin, Hz. Hasan'ın Barışı, s. 120
