HZ. HASAN’IN HALİFELİĞİ (4)


nan ve hiçbir taraftan bâtıla yer olmayan Kur'an'ın ikincisi biziz. O halde Kur'an'ın tefsiri için bizden yardım alınması gerekir, çünkü Kur'an'ın tevili için biz zanlara yönelmeyiz. Biz Kur'an'ın gerçeklerine yakînle ulaşırız. Bize itaat edin, çünkü bize itaat farzdır ve bize itaat Allah ve Resulü'ne itaat sayılmaktadır. Allah buyurmuştur ki, "Ey iman edenler! Allah'a itaat edin Resulü'ne ve sizden olan ulu'l emr'e (emir sahiplerine) itaat edin ve eğer bir şeyde ihtilaf edecek olursanız, onu Allaha ve Resulü'ne götürün." Yine buyurmuştur ki, "Halbuki onu Resule ve içlerinden olan ulu'l emr'e götürselerdi, onların arasından o işin iç yüzünü anlayanlar, onun ne olduğunu bilirlerdi ve onlara gerçeği bildirirlerdi." İmam hutbesine şöyle devam etti: "Sakın şeytanın propagandalarını dinlemeyiniz. Çünkü o apaçık sizin düşmanınızdır. Aksi durumda şeytanın kendilerine, "bugün insanlardın hiçbiri size galip gelemez, ben sizin arkanızdayım" dediği, iki grup karşılaştığında da onlara sırt dönerek, "ben sizden beriyim ben sizin görmediklerinizi görüyorum. Yakında mızrak ve kılıçlara yem, demirlere ve oklara hedef olacaksınız. O gün artık ondan önce iman getirmeyenlerin veya imanlarında bir hayır kazanmayanların iman getirmesinin bir yararı olmaz" dediği dostlarından olursunuz." 422 Bazı kaynaklar olayları saptırmak suretiyle Hz. Hasan'ın bir çok aday arasından sıyrılıp hilafet için ön plana çıktığını söylemektedir. Onlara göre Hz. Hasan'ın kendisini hilafete taşıyacak ciddi bir siyasi başarısı yoktur. Onu hilafete taşıyan nedenleri başka yerde aramak gerekir. Bu yersiz iddialara verilecek ilk ve en güzel cevap Allah Resulü'nün Gadr-i Hum hutbesindeki şu ifadeleridir: "... Benden sonra Ali Allah'ın emriyle sizin veliniz ve imamınızdır. İmamet 422 Biharu'l Envar, c. 10, s. 99 ve Tarih-i Mesudî