HZ. HASAN VE HAKEM OLAYI (2)
ve tartışmanın doğmasına sebep oldu. İmam Ali bunun önüne geçebilmek için herkesin güvenini ve saygısını kazanmış bir kişinin, Ebu Musa'nın verdiği hükmü açık delillere dayanarak iptal etmeyi içeren fakat hakem belirleme ilkesinin aslının meşru olduğunu açıklayan bir konuşma yapmasını uygun gördü. Bu iş için de oğlu Hasan'ı görevlendirdi. Bu görevi ona verirken, "Ey oğlum! Kalk ve bu iki kişi -yani Ebu Musa el-Eşarî ve Amr b. Ashakkında gerekenleri söyle" dedi. Hz. Hasan ayağa kalktı ve minberin basamaklarını çıkarken başladığı konuşmasında şunları söyledi: "Ey insanlar! Bu iki kişi hakkında çok konuştunuz. Onlar Kur'an'a göre hüküm vermekle görevlendirildikleri halde, Kur'an'a karşı keyfi arzulara uyarak hüküm verdiler. Böyle olana hakem denemez. O, hakkında hüküm verilmiş kimse olur. Abdullah b. Kays, Abdullah b. Ömer'i halifeliğe önerirken şu noktada hata etti. Birincisi, Abdullah'ın babasına ters düştü. Çünkü babası onun halife olmasını onaylamadı. Ve onu müşavere kuruluna (şûraya) almadı." İbn-i Kuteybe "el-İmame ve's-Siyase" adlı eserinde konuşmanın bu bölümünde şu rivayetin geçtiğini de yazmaktadır: "İkincisi, onun halife olup olamayacağını kendisine sormadı ve onun bu işi kabul veya reddedeceğini bilmedi). Üçüncüsü, halifeliğe karar veren ve bu kararları halka hüküm olarak koyan Muhacirler ile Ensar Abdullah b. Ömer üzerinde uzlaşmadı. Hakemliğin meşru olduğuna gelince, Resulüllah, Sa'd b. Muaz'ı Ben-i Kurayza kabilesi ile arasındaki anlaşmazlıkta hakem olarak belirledi. O da Allah'ın rızasına ters düşecek bir hüküm verseydi, Resulüllah bu hükmü onaylamazdı." 384 "Hz. Hasan Sıffin'de canla başla öyle çetin savaşıyordu ki Hz. Ali, adamlarından Hasan ve Hüseyin'i düşman içine dalmaktan alıkoymalarını istedi, ki Peygamberin soyu onların ölümüyle son bulmasın." 385 384 Hayatu'l İmami'l Hasan, c. 1, s. 530, 532 385 Vakiatü's-Sıffin, Nasr b. Mezahim, s. 113
