HZ. FÂTIMA’NIN, ZİYARETİNE GELEN KADINLARA KONUŞMASI (3)
gibi bizimle O'nun arasında bir rahatsızlık olmuştur, eğer uygun görüyorsan bizim için izin iste de suçumuzdan dolayı O'ndan mazeret dileyelim." Hz. Ali (a.s) cevaben şöyle buyurdu; "Bu sizin bileceğiniz bir şeydir." Sonra Hz. Ali (a.s) Hz. Fâtıma'nın yanına gelerek şöyle dedi: "Ey hür kadın! Filan şahıslar kapının arkasındadırlar, Sana selam vermek istiyorlar, bu konuda görüşün nedir?" Hz. Fâtıma (a.s.) cevaben şöyle dedi: "Ev senin evindir, hür de Senin eşindir, istediğini yapabilirsin." Hz. Ali (a.s), "Öyleyse çarşafını başına at" dedi. Hz. Fâtıma da çarşafını başına atıp yüzünü duvara döndü. Sonra o ikisi içeri girip selam verdikten sonra; "Bizden razı ol, Allah da Senden razı olsun" dediler Hz. Fâtıma (a.s): "Sizi buraya getiren ve bu sözü söylemenize sebep olan şey nedir?" diye sordu. Onlar cevaben: "Biz, kötü iş yaptığımızı itiraf ediyoruz, bizi affetmeni ümit ediyoruz" dediler. Hz. Fâtıma (a.s.) onların bu sözlerine karşılık şöyle buyurdular: "Eğer sözünüzde sâdıksanız, öyleyse sizden soracağım şey hakkında Bana görüşünüzü bildirin; Ben sizin de bildiğinizi bildiğimden dolayı sizden bir mesele soracağım, eğer Beni tasdik ederseniz buraya gelmenizde sâdık olduğunuzu anlamış olurum." O ikisi, "İstediğin meseleyi sorabilirsin" dediler. Bunun üzerine Hz. Fâtıma (a.s) şöyle buyurdu: "Allah aşkına acaba Resûlullah'ın şöyle buyurduğunu duymuş musunuz: Fâtıma bedenimin bir parçasıdır; öyleyse O'na eziyet eden Bana eziyet etmiştir." O ikisi cevaben "Evet, Resûlullah bunu buyurmuştur" dediler. Onların bu sözü üzerine Fâtıma (a.s) ellerini göğe kaldırarak şöyle dedi, "Allah'ım, o ikisi Bana eziyet ettiler, Ben onları Sana ve Resulü'ne şikayet ediyorum. Hayır, Allah'a and olsun ki, babam Resûlullah'a kavuşana dek kesinlikle sizden razı olmayacağım ve sizin yaptığınızı O'na bildireceğim; sizin hakkınızda hüküm veren O olacaktır!" 515 515 Bihârü'l-Envâr, c. 28, s. 303; c. 43, s. 203; El-İmamet-u ve's-Siyase, İbn-i Kuteybe, c. 1, s. 20; A'lamu'n-Nisa, Cahiz, c. 3, s. 1214
