HZ. FÂTIMA’NIN RESÛLULLAH İLE MEDİNE’YE HİCRET ETMESİ (4)


lerine düşenler onları yakaladılar. Bunlar Kureyş'in en cesur atlılarından yedi kişiydiler. Yüzlerini kapatmışlardı. Sekizincileri ise, Haris b. Ümeyye'nin azatlısı Cenah adlı biriydi. Cenah cesur ve atılgan biri idi. Atlıları gördükten sonra İmam Ali, Eymen'e ve Ebu Vakid'e dönüp şöyle dedi: "Develeri yatırın ve ayaklarını bağlayın." Kendisi de öne çıkarak kadınların inmesine yardımcı oldu. Atlılar iyice yaklaştılar. Hz. Ali kılıcını çekerek onları karşıladı. O'na doğru hareket ederek şöyle dediler: "Kadınları alarak kurtulacağını mı sandın? Dön! Seni babası ölesice seni." Ali (a.s.), "Peki dönmezsem" diye karşılık verdi. Dediler ki: "Ya zorla götürürüz ya da kelleni götürürüz." Atlılar kadınlara ve binek hayvanlarına doğru yaklaştılar. Amaçları kadınları korkutmak ve bu hayvanları ürkütmekti. Ali (a.s.) öne geçip onlara engel oldu. Cenah kılıcını çekerek Hz. Ali'ye karşı hamle yaptı. Ali (a.s.) onun darbesinden yara almadan kurtulmayı başardı. Bu sefer İmam Ali ona doğru hamle yaptı, boynunun yukarısına bir kılıç indirdi. Kılıç atın eğerine kadar adamı ikiye biçti. Ali (a.s.) kılıcıyla onları korkuttu. Bunun üzerine şöyle dediler: "Ey Ebu Tâlib'in, oğlu bizden vazgeç." Dedi ki; "Ben amcamın oğlu Resûlullah'ın yanına gidiyorum. Etini doğrayıp, kanını dökmem kimin hoşuna gidiyorsa, peşimden gelsin." Altılar eli boş ve hezimete uğramış bir şekilde geri döndüler. Sonra arkadaşları Eymen ve Ebu Vakid'e döndü. Ve onlara "bineklerinizi çözün" dedi.