HZ. FÂTIMA’NIN MEHRİ KONUSU (5)
hamd olsun. Kendisinden çekinenlere cenneti vaad etti, O'na isyan edenleri cehennemle korkuttu. Geçmiş ihsanlarından ve nimetlerinden dolayı, tıpkı Kendisinin yarattığını, öldürüp dirilttiğini bilen bir kimsenin hamdıyla O'na hamd ederiz. O kötülüklerden ve günahlardan sorguya çekecektir. O'ndan yardımını, hidayetini ve bize yeterli olmasını dileriz. O'na iman etmişimdir. Allah'ın bir olduğuna ve O'ndan başka bir ilah ve ortağı olmadığına, O'nun razı olduğu kâmil bir şahadet ile şahadet ederiz. Ve şehadet ederiz ki Muhammed (s.a.v.) O'nun kulu ve Resulü'dür. Kendisini Hakk'a yakınlaştıran, seçip yücelten bir salat ile, Allah'ın salatı ve selamı O'na ve soyuna olsun." Devamında şöyle buyurdu: "Nikâh, Allah'ın emredip razı olduğu, takdir ettiği ve bir araya gelmemiz için, O'nun izin verdiği işlerdendir. Ve Bana kızı Fâtıma'yı beş yüz dirhem mehir karşılığında nikahlayan Resûlullah (s.a.v.)'dir. Ben razıyım, O'ndan sorun ve buna şahit olun." 197 Nikâhtan sonra bal şerbeti dağıtıldı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in emri ile bir tabak taze hurma getirildi, ikram edildi. Sahabelerin bu nikah için, "Allah bu nikahı uğurlu ve mübarek kılsın, ilahi bereketlerine bunları ve nesillerini dahil kılsın" diyerek tebrik ettikleri rivayet edilmiştir. 198 Hz. Fâtıma ile Hz. Ali'nin nikâhları kıyıldıktan sonra Peygamber Efendimiz (s.a.v.): "Eğer Allah-u Teala amcam oğlu Ali'yi yaratmasa idi, Fâtıma-i Zehra'ya bu dünyada denk ve eş olacak bir kimse bulamayacakmış" buyurdular. 199 197 Bihârü'l-Envâr, c. 43, s. 112 198 Zürkani, c. 2, s. 7 199 Firdevs Sahibi, Yenabiu'l-Mevedde, c. 3, s. 237
