HZ. FÂTIMA’NIN HUTBELERİ (3)


Onları kör iken görür kıldı. Dosdoğru dine iletti onları. Onları doğru yola çağırdı. Sonra Allah, şefkatinin ve Kendisine özgü kılmanın, seçiminin bir göstergesi olarak O'nun ruhunu kabzetti. O'nu tercih ettiğini, yanına almayı arzuladığını gösterdi. Muhammed (s.a.v.) şu dünyanın sıkıntılarından rahat etmiştir; seçkin melekler tarafından kuşatılmış, gafur/bağışlayıcı olan Rabbin hoşnutluğu O'nu sarmış ve muktedir sultan, ulu Allah'ın civarına yerleşmiştir. Allah'ın Peygamberi, vahyinin emini, mahlukatın içinde en hayırlısı ve en seçkini Babam Muhammed (s.a.v.)'e salat olsun. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi O'nun üzerine olsun." Sonra Hz. Fâtıma (a.s.) orada bulunan dinleyicilere döndü ve şöyle dedi: "Siz ey Allah'ın kulları! O'nun emrinin ve yasağının muhatabısınız. Dininin ve vahyinin taşıyıcıları sizsiniz. Allah'ın kendi nefislerine emin kıldığı kimselersiniz. Allah'ın dinini diğer milletlere tebliğ etmekle yükümlüsünüz. O'ndan gelen Hakk'ın lideri (Kur'an) sizin içinizdedir, çünkü. O, Allah'ın size sunduğu bir ahittir ve size halef olarak bıraktığı bir emanettir. O, Allah'ın konuşan kitabı, doğru söyleyen Kur'an'ı, ışıldayan nuru ve parlak ışığıdır. Kanıtları apaçık ortadadır. Sırları açıktadır. Açık yönleri de göz kamaştırıcıdır. O'na uyanlara gıpta olunur. O'na tâbi olmak insanı Allah'ın hoşnutluğuna götürür. O'nu dinlemek kurtuluşa vesile olur. O'nun aracılığı ile Allah'ın aydınlık kanıtlarına, ayrıntılı olarak açıklanmış azimet gerektiren hükümlerine, yasaklanmış haramlarına, parlak açıklamalarına, yeterli kanıtlarına, teşvik edilen faziletlerine, bağışlamış ruhsatlarına, yazılmış şeriatlarına ulaşılır. Allah sizin için imanı, şirkten arınmak; namazı büyük günahlardan temizlenmek; zekatı nefsi temizlemek ve rızkı genişletmek; orucu ihlası kalıcılaştırmak; haccı dini ayakta tutmak ve adaleti, kalpleri uzlaştırmak aracı kıldı. Bize (Ehl-i Beyt'e) itaati, din için bir düzen (halkın düzene girmesi için) farz kıldı; imametimizi tefrikadan korumak için koydu.