HZ. FÂTIMA’NIN GAZAPLANMASININ DİNÎ BİR GAZAPLANMA OLUP OLMADIĞI KONUSU (3)


Bazı Sünni eserler, Hz. Fâtıma'nın Fedek malı yüzünden gösterdiği tepkiden zamanla vazgeçmesini ve sessiz kalmasını da dinî gazaplanma olmadığı hakkındaki yorumlarına kanıt göstermektedirler. Ehl-i Beyt âlimlerinin bu tür yorumlara cevabı ise şöyle olmaktadır: "İlk olarak Hz. Fâtıma (a.s.), Allah-u Teala'nın, temizliğine ve masumiyetine hükmettiği bir insandır. Asla iftira atmaz ve yalan söylemez. Hz. Fâtıma (a.s.)'ın hakkında Tathir Ayeti nâzil olması bile bu iftiraları ortadan kaldırmak için yeterlidir. İkinci olarak; Hz. Fâtıma (a.s.)'ın gazabı bir hal değişikliği olmuş olsaydı, ortadan kalkması icap ederdi. Özellikle kendisinden özür dilendikten sonra kalbinden çıkması gerekirdi. Hz. Fâtıma'nın (a.s.) gazabı dinî bir gazaptı çünkü Allah-u Teala ve Peygamber-i Ekrem (s.a.v.)'in hükümlerinin aleyhine bir hüküm verilmişti. O'nun bu hükme olan gazabı dinî bir gazaptı ve bu gazap Allah-u Teala ve Hz. Peygamberin (s.a.v.) gazabını gerektiren bir gazaptır." 489 Ve bu konu ile ilgili olarak şu hadisi de nakledelim: Mir Seyyid Ali Hemadanî eş-Şafiî, Meveddetu'l-Kurba'da şu hadisi nakletmektedir: "Resûlullah (s.a.v.) buyuruyor ki: Ben Fâtıma'ya eziyet edenleri kıyamette ağır sorguya çekeceğim. Fâtıma'nın razılığı Benim razılığımdır, Fâtıma'nın gazabı Benim gazabımdır; Benim gazab etmiş olduğum kimseye eyvahlar olsun." 489 Peşaver Geceleri, s. 572-573