HZ. FÂTIMÂ’NIN EVİNİN MAHREMİYETİ (4)
"... Hz. Ali, `Allah'ın kulunu ve Resulüllah (s.a.v.)'in kardeşini mi öldüreceksiniz?' buyurduğunda, Ömer, `Sen Resulüllah (s.a.v.)'in kardeşi değilsin!' dedi. Ebu Bekir onun bu sözleri karşısında sessiz kalıp bir şey söylemiyordu. Ömer, Ebu Bekir'e dönerek, `Bütün bu işleri senin emrinle yapmıyor muyuz?' dedi. Ebu Bekir de `Fâtımâ olduğu müddetçe O'nu zorlamayacağız' dedi. Hz. Ali (a.s.), Hz. Resulüllah (s.a.v.)'in kabrine vararak ağlar bir halde Harun'un kardeşi Musa'ya dediklerini Peygambere (s.a.v.) arz etti. Allah-u Teala Kur'an'da Harun'un Musa'ya şöyle dediğini nakletmiştir: `Annem oğlu, bu topluluk beni zayıflattı (hırpalayıp, güçsüzleştirdi) ve neredeyse beni öldüreceklerdi.'953 Diğer yandan Medine çevresinde Esed, Fezare, Ben-i Hanife gibi kabileler Ebu Bekir'e biat etmeyi kabul etmiyorlardı. Zira Gadr-i Hum günü, Peygamberin Hz. Ali'yi halife olarak tayin etmesine şahit olmuşlardı. Gayri meşru saydıkları bu hükümete zekat vermeyi de kabul etmiyorlardı. Ancak namaz kılıyor ve İslam'ın diğer şartlarını yerine getiriyorlardı."954 Bütün bu gelişmeler, mevcut siyasi otoritenin […]
