HZ. FÂTIMÂ’NIN EVİNİN MAHREMİYETİ (3)
Daha sonra Ebu Ubeyde b. Cerrah Hz. Ali'yi sakinleştirmek maksadıyla şöyle konuştu: Sen henüz gençsin. Bunlar Senin kavminin yaşlılarıdır. Senin onlar kadar deneyimin ve olaylar hakkında bilgin yoktur. Ebu Bekir bu işle ilgili olarak Senden daha güçlüdür. Zorlukların üstesinden daha iyi gelebilir. Bu işi Ebu Bekir'e teslim et. Eğer Sen çok yaşarsan, ömrün yeterse faziletinden, dininden, ilminden, anlayışından, dinde önceliğinden, soyundan ve evlendiğin hanım bakımından bu işe layıksın ve bu Senin hakkındır."950 Bütün bu olaylar yaşanırken Hz. Fâtımâ İmam Ali'nin arkasından evinden çıkmış Haşimî kadınlarla beraber Resulüllah'ın mescidine gelmişti. Hasan ve Hüseyin de yanındaydı. Oradakilere şöyle dedi: "Amcamın oğlunu serbest bırakın. Bırakın kocamı. Allah'a yemin ederim ki, saçlarımı dağıtır, Babamın gömleğini başımın üzerine koyar ve size beddua ederim. Hiç kuşkusuz Sâlih Peygamber'in devesi Allah katında Benden, O'nun yavrusu da çocuklarımdan daha değerli değildir."951 Hz. Fâtımâ bu sözü söyledikten sonra Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.)'ın ellerinden tutarak Resulüllah […]
