HZ. FÂTIMÂ’NIN BU KONUŞMADAN SONRA HZ. ALİ’YE SÖYLEDİKLERİ (2)
Öfkeli olarak çıkmıştım evden, gururu kırılmış ve zelil olmuş olarak geri döndüm. Yoksa Sen keskinliğini yitirdiğin gün, boyun mu eğdin? Kurtları avlardın, şimdi topraklara mı yatıyorsun? Konuşmaktan geri durmadın ve bâtıla hiçbir zaman destek olmadın. Artık Benim bir seçeneğim yok. Keşke aşağılanmadan önce, zillete düşürülmeden ölseydim! Sen Beni desteklesen de, desteklemesen de, yardımcım Allah'tır. Ah çekerim her gün doğduğunda. Dayanağım öldü, güçsüz hâle düştüm. şikâyetim Babamadır. Derdimi Rabbime iletiyorum. Allah'ım Senin gücünden ve kudretinden daha şiddetlisi, Senin azabın ve tepelemenden daha keskini yoktur." Hz. Ali (a.s.) şöyle dedi: "Senin ah çekmen gerekmez. Asıl ah çekmesi gereken Sana hınç duyandır. Ey seçilmişin kızı ve ey peygamberliğin bakiyesi! Heyecanına hakim ol, sakin ol biraz. Ben dinimde gevşekliğe düşmediğim gibi, yapabilirliğim hususunda da yanılgıya düşmüş değilim. Eğer istediğin yeterli rızık ise, Senin rızkın garanti edilmiştir. Sana kefil olan da güvenilirdir. Senin için hazırlanan, Senden alınandan daha hayırlıdır. Öyleyse sadece Allah ile yetin." Bunun üzerine Hz. Fâtımâ (a.s.) `Allah Bana yeter' dedi ve sustu.1126 1126 Hidayet Önderleri, s. 200-201
