HZ. FÂTIMA KADINLARA İSLAM’I ANLATAN BİR MÜREBBİYE İDİ (6)


leğe, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) mübarek diline O'nun ismini söyletmesi için vahyetti. (Yani Resûlullah'a, O'nun ismini söyletti). O da O'na Fâtıma adını verdi. Daha sonra da şöyle buyurdu: `Seni ilimle (bilgisizlikten) ayırdım ve kadınların müptela olduklarından da münezzeh kıldım.' Daha sonra İmam Bâkır (a.s.) şöyle buyurdu: Allah'a and olsun, Allah Tebarek ve Teala O'nu daha ezelî misakta ilimle ayırdı ve kadınların müptela olduklarından münezzeh kıldı." 101 Fizze, Hz. Fâtıma'nın (a.s.) cariyesi idi. O'nun yanında eğitilmişti, uzun bir zamandan itibaren sözlerini Kur'an ayetleriyle karşı tarafa anlatıyordu. Ebu'l-Kâsım Kuşeyrî bir şahıstan şöyle naklediyor: "Mekke'den hareket eden bir kafileden ayrılmıştım ve çölde (şaşkınlık ve üzüntü içerisinde olan) bir kadınla karşılaştım. Ondan ne sordumsa, Kur'an ayetleriyle cevabımı veriyordu. `Sen kimsin' diye sordum. Cevaben dedi ki: `Kul selamun, fe sevfe ta'lemûn.' (Selam de. Artık onlar bilecekler). Ben selam verip dedim ki: `Burada ne yapıyorsun?' Cevaben dedi ki: 101 Bihârü'l-Envâr, c. […]
Scroll to top