HZ. FÂTIMA KADINLARA İSLAM’I ANLATAN BİR MÜREBBİYE İDİ (4)
Bunları söylerken mübarek gözlerinden yaşlar dökülüyordu. Hz. Peygamber (a.s.) devamla: "Ey ciğerparem! Üzülme ki bizim süslü elbisemiz takva libasıdır. Mücevherli tacımız ise ilim ve rızadır. Madem ki madde hazan kasırgasının hücumu ile darmadağın olacaktır. İlkbahar gelininin, cemâlindeki fâni parlaklığa itibarı nedir?" Bu konuşma esnasında Cebrail zuhur edip şunları bildirdi: "Ya Resulallah! Hüküm odur ki, Fâtıma'yı o topluluğa gönderesin. O'nun o toplantıya ayak basışındaki meymenet sayesinde bazı gizli sırlar açığa vurulacaktır." Hz. Peygamber (s.a.v.) bunun üzerine: "Ey Fâtıma! Cebrail Senin oraya gitmekliğin için ferman getirdi" buyurdu. Fâtıma (a.s.) dedi ki: "Ya Resulallah, canım Babam! Benden Sana muhalefet yoktur. (Size oraya gitmeyeceğim demedim). Ancak düşünüyorum ki, dünya, ahiretin matem sarayıdır. Bu matem sarayında düğün-derneğe benzeyen toplantılarda hazır bulunmak münasip değildir. Ancak madem ki, Cenab-ı Allah'ın hükm-ü fermanına dayanan mübarek arzunuz erişti... Başka ne çare, gideceğim." Bunları söylerken örtüsünü başına aldı ve çarşafına sarınarak o topluluğa gitmek üzere evden çıktı. […]
