HZ. FÂTIMA İLE HZ. ALİ’NİN DÜĞÜN GECESİ (4)


et" buyurdu. Ben de çıktım, rastladığım ashab-ı kiramı çağırdım: "Resûlullah sizi düğüne davet buyuruyor, geliniz" dedim. Bütün sahabeler gelip kapının önünde durdular ve Resûlullah'ın (s.a.v.) müsaadesini beklediler. Ben telaşlanarak dedim ki: "Ya Resûlallah! Cemaat pek kalabalık geldi, ne yapacağız?" Peygamber (s.a.v.) Efendimiz müezzinleri Bilal'e: "Ya Bilal! Çık cemaati bölük bölük sıra ile içeri al. Onar onar gelip nöbetle sofraya otursunlar" diye emir buyurdular. Bilal de Hz. Peygamberin (s.a.v.) emirlerine göre sahabeleri onar onar içeri alıyordu. Girenler oturup, yemek yedikten sonra kalkıp gidiyorlardı. Diğer bölük de gelerek yiyip gidiyorlardı. Lakin sofrada nimetler hiç yenmemiş gibi duruyordu. Hatta Hz. Peygamber (s.a.v.)'in dualarıyla o kadar bereket hâsıl oldu ki, o yemeği 700 kişinin yiyip doyduğunu gözümle gördüm" demiştir. 202 -Bazı rivayetlerde düğün yemeğinden yiyen sahabelerin sayısı hakkında dört bin rakamı kullanılmaktadır. Ancak bu abartılı bir sayı olup, o dönemde bu sayıda sahabe dahi bulunmamakta idi.Bir tarafta misafirler ağırlanırken, diğer yandan da Hz. Fâtıma'nın düğün gecesi için hazırlanmasına geçilmişti. "... sonra Resûlullah (s.a.v.) eşlerinin bulunduğu tarafa bakarak: `Burada kim var' diye sordular. Ümmü Seleme: `Ben, Ümmü Seleme, bu da Zeyneb, şunlar da falan falandır' dedi. Allah Resulü (s.a.v.) dedi ki: `Kızım ve amcamın oğlu için Benim evimde bir oda hazırlayın.' Ümmü Seleme `hangi odayı' diye sordu. Peygamberimiz (s.a.v.) `senin odanı' dedi. Bu arada eşlerine Fâtıma'yı süslemelerini ve her şeyine dikkat edip titizlik göstermelerini emretti. 202 Nihaye, İbn-i-Esir, c. 2, s. 127