HZ. EBU BEKİR’LE HZ. ALİ’NİN KONUŞMASI (2)


Müslümanların elinde sahip olukları bir şey varsa, ben gelip bu şey üzerinde hak iddia etsem, kimden belge istersin? Ebu Bekir, "Senden isterim" dedi. Bunun üzerine Hz. Ali (a.s.) şu karşılığı verdi: Öyleyse şu anda elinde bulunan, üstelik Resûlullah'ın (s.a.v.) zamanından O'nun ölümünden sonraya kadar sahip olduğu bir arazi ile ilgili olarak ne diye Fâtıma'dan belge istiyorsun? Niçin Fâtıma'nın elinde bulunan bu arazi üzerinde hak iddia eden Müslümanlardan, tıpkı Benden istediğin gibi belge ve şahit istemiyorsun? Ebu Bekir bir şey söylemeden öylece susup kaldı. Bunu gören Ömer şöyle dedi: Ey Ali, bizimle konuşmaya son ver. Çünkü Senin sunacağın kanıtlara karşı koyabilecek güçte değiliz. Ya adil şahitler getirirsin, ya da orası Müslümanlara kalmış ganimettir; Fâtıma'nın da, Senin de orada herhangi bir hakkınız yoktur. İmam Ali (a.s.) şöyle dedi: Ey Ebu Bekir! Allah'ın Kitabı'nı okuyor musun? Evet, dedi. Peki bana, "Allah ancak siz Ehl-i Beyt'ten her türlü kötülüğü uzak tutmak ve sizi tertemiz kılmak ister" ayetinin kimin hakkında indiğini söyler misin? Bizim hakkımızda mı yoksa başkalarının hakkında mı inmiştir? dedi. Tabii ki sizin hakkınızda inmiştir, dedi. Bunun üzerine Ali (a.s.) şöyle dedi: Bazı kimseler, Resûlullah (s.a.v.)'in kızı Fâtıma'ın hayâsızca bir davranışta bulunduğuna dair şahitlik etseler, Fâtıma'ya ne yaparsın?