HZ. ALİ’NİN YANINDA ANLAYIŞLI EŞ: HZ. FÂTIMA (4)
Ali (a.s.): "Ben de bunun için evden dışarı çıktım. Ben bu dinarı az önce borç aldım, onu sana veriyorum ve seni Kendime tercih ediyorum" buyurdu. Sonra parayı Mikdad'a verdi, Kendisi de eli boş eve geri döndü. Eve girdiğinde Resûlullah (s.a.v.)'in evde oturduğunu, Fâtıma (a.s.)'ın da namaz kılmakla meşgul olduğunu ve aralarında ise üstü kapalı bir şeyin bulunduğunu gördü. Fâtıma (a.s.) namazını bitirdiğinde, yanlarında bulunan şeyin üzerinden örtüyü kaldırınca, içerisi et ve ekmekle dolu bir kase olduğunu gördüler. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Fâtımacığım! Bu yemek sizin için nereden geldi?" Fâtıma (a.s.) cevaben: "Allah tarafından gelmiştir; Allah Teala dilediğine hesapsız rızık verir" dedi. Bu esnada Hz. Peygamber (s.a.v.), Hz. Ali (a.s.)'a bakarak şöyle buyurdu: "Senin ve Fâtıma'nın öyküsü gibi olan bir kimsenin öyküsünü beyan edeyim mi?" Hz. Ali (a.s.): "Evet" dedi. Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Senin misalin Zekeriya'nın misali gibidir. Zekeriya mihrapta, Meryem'in yanına vardığında, O'nun yanında bir yemek görünce: `Ey Meryem! Bu yemek neredendir?' diye sordu. O da cevaben: `Allah katındandır; Allah istediğine hesapsız rızık verir' dedi." İmam Bâkır şöyle buyurmuştur: Onlar (İmam Ali (a.s.) ve ailesi) o kaptan bir ay boyunca yemek yediler. Bu kap Kaim'in (Hz. Mehdi'nin) içerisinde yemek yiyeceği kabın aynısıdır; bu kap şimdi bizim yanımızdadır." 261 261 Bihârü'l-Envâr, c. 14, s. 198; c. 43, s. 31
