HZ. ALİ’NİN ŞEHADETİ VE HZ. HASAN (2)


İbn-i Mülcem, Hz. Ali'nin namaza durduğu sütunun arkasına gizlenmiş, Hz. Ali ilk secdesinden kalkarken zehirli kılıcı başına indirmiştir. Kılıç Hendek Savaşı'nda Amir'in vurduğu yere isabet etti ve İmam'ın alnı yarıldı. Kılıç darbesi başına indiği anda Hz. Ali şu sözleri söyledi: "Kâbe'nin Rabbine and olsun ki kurtuldum." 391 Hz. Ali'nin şehit olduğu gece Hz. Hasan'la arasında şu konuşmalar geçti. İmam Ali tanyerinin ilk ışıkları henüz ağarmadan evinden çıkıp Kûfe Mescidi'ne giderken oğlu Hasan'a armağan edilmiş olan bir grup kaz ötüşerek yüzüne doğru uçtu. İmam Ali bu kazların ötüşünü büyük bir olayın, yıkıcı bir musibetin meydana geleceğinin habercisi olarak algıladı. Ve "la havle vela kuvvete illa billah! Arkasından feryatların geleceği ötüşmeler!" dedi. İmam Ali daha sonra hurma ağacı gövdesinden yapılan mescidin kapısını açmaya yöneldi. Fakat onu açmakta zorlandı. Onu yerinden çıkardı. O arada çözülen izarını bağlarken şu iki beyiti söyledi: "İzarını (kemerini) ölüm için sıkıca bağla Çünkü ölüm seni karşılayacak Ölümden korkup üzülme Vaadine ulaştığı zaman..." İmam Hasan babasının bu kadar erken vakitte evden çıkmasını yadırgamıştı. Ona, "Bu vakitte çıkmanın sebebi nedir?" diye sordu. İmam Ali, "Bunun sebebi bu gece gördüğüm ve beni dehşete düşüren bir rüyadır" dedi. İmam Hasan, "Hayırdır, hayır olsun, onu bana anlat" dedi. Bunun üzerine İmam Ali şunları söyledi: "Cebrail'in gökten Ebu Kubeys tepesine indiğini gördüm. Oradan iki taş alarak Kâbe'ye doğru yürüdü. Kâbe'nin yanında o taşları birbirine çarptı. Çarp391 Kuleyni, c. 1, s. 298; Meclisi, Celâ'il-Uyûn, s. 341-342