HZ. ALİ’NİN MUAVİYE İLE SAVAŞA HAZIRLANMASI (2)


azametli kıldığı hakkı, size bol bol bağışladığı nimetleri, saymakla bitmez. Şükrü eda edilmez, hiçbir niteleme, hiçbir söz ona yetişemez. Bizim öfkemiz Allah ve sizin içindir. O'nun bize yönelik bir nimeti de nimetleri ve belaları karşısında O'na layık olduğu şekilde şükretmemizdir. Öyle bir sözdür ki, onda Allah'a hoşnutluk yükselir. Onda doğruluğun iyiliği yayılır. Böylece onun sayesinde yüce Allah sözümüzü tasdik eder ve Rabbimizden daha çoğunu almayı hak ederiz. Öyle bir söz ki artar ve asla tükenmez. Eğer bir topluluk bir iş üzerinde birleşirse, mutlaka o işe yönelik azimleri güçlenir. Düşmanınız Muaviye ve ordusu ile savaşmak için yığınak yapın çünkü o hazırlandı. (Size yaklaştı) destek ve yardımdan geri kalmayın zira geri kalıp yüzüstü bırakmak, kalbin damarlarını keser. Oklar üzerine yürümekte ise, kurtuluş ve korunma vardır. Çünkü eğer bir topluluk onurunu takınırsa, mutlaka Allah onlardan illeti ve güçsüzlüğü kaldırır. Zilletin şiddetlerinden onları uzak tutar. Onları hak yolun işaretlerini gösterir." Ardından İmam Hasan bu konuşmayı şu beyitle bitirdi: "Barıştan hoşnut olduğun kadarını alırsın. Savaşa gelince, onun nefeslerinin birkaç yudumu sana yeter." 378 Bilindiği gibi bu olayların ardından iki tarafın ordusu Sıffin'de karşı karşıya geldi. Altı ay süren Sıffin Savaşı iki taraftan da pek çok insanın ölümüne yol açtı. 378 Şerh-u Nehcü'l Belaga, İbn-i Ebi'l Hadid, c. 3, s. 168