HZ. ALİ’NİN FEDEK SAVUNMASI (3)
Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Her peygamberin vasi ve vârisi vardır; Benim vasi ve vârisim ise Ebu Tâlib oğlu Ali'dir." 455 Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ben ilmin şehriyim, Ali de onun kapısıdır; ilim isteyen o kapıdan gelmelidir." 456 Ve Hz. Ali'nin doğruluğu ile ilgili ayetler: "O'nun te'vilini Allah ve ilimde ileri gidenlerden başka kimse bilmez." 457 İmam Sâdık buyuruyor ki: İlimde ileri gidenler, Emirü'lMü'minîn Ali (a.s.) ve O'ndan sonraki imamlardır." 458 "Sizin veliniz, ancak Allah, O'nun Elçisi ve namaz kılıp ve rükû hâlinde sadaka veren mü'minlerdir." 459 Namazda rükûda iken yüzüğünü sadaka olarak veren İmam Ali'nin velayeti hakkında nâzil olmuştur. 460 "Sen ancak bir uyarıcısın, her toplumun bir yol göstericisi vardır." 461 İmam Muhammed Bâkır'dan (a.s.) şöyle rivayet edilmiştir: "Uyarıcı Resûlullah'tır (s.a.v.). Her zaman bizden insanları Allah'ın Peygamberinin (s.a.v.) getirdiği şeylere hidayet eden bir yol gösterici vardır. Resûlullah'tan (s.a.v.) sonra yol gösterici Ali'dir ve O'ndan sonra da birbirinden sonra gelen vasileridir." 462 455 Menâkıb-i İbn-i Meğazilî, s. 201, Menâkıb-i Harezmî, s. 42 456 Menâkıb-i İbn-i Meğazilî, s. 80 457 Âl-i İmran, 7 458 Usul-i Kâfi, c. 1, s. 213/3 459 Maide, 55 460 Esbab-ı Nüzul, Vahidî, c. 3, s. 114; El-Keşşaf, Zemahşerî, c. 1, s. 649 461 Ra'd, 7 462 Usul-i Kâfi, c. 1, s. 191-192, 2. Bölüm
