ASHAB’DAN HZ. ALİ’NİN HİLAFETİNİ SAVUNANLAR (4)

için O'nu ayağa kaldırdı.' Bu konuyla ilgili çok tartışma çıktı. Sonra aramızdan bir adamı Resulüllah'a gönderdik. Ve bunun ne anlama geldiğini sorduk. Buyurdu ki, `O, Benden sonra mü'minlerin velisidir. Ve insanlar içinde ümmetimin hayrını en fazla düşünen kimsedir.' Ben bizzat yaşadığım bu olaya şahitlik ederim. Dileyen inansın, dileyen […]

ASHAB’DAN HZ. ALİ’NİN HİLAFETİNİ SAVUNANLAR (5)

Sana muhalefet olmayacaktır. Ve sonuçta Araplar Senin halifeliğini kabul edeceklerdir." Hz. Ali Ebu Süfyan'ın niyetini bildiğinden bu sözlere hiç itibar etmedi. Ve kendisine şöyle dedi: "Ben şimdi Hz. Peygamberin cenazesi ile meşgulüm."1038 Siretu'l-Eimmeti'l-İsna'da rivayet ettiklerine göre, Emir'ülmü'minin (a.s.), Ebu Süfyan b. Harb'i itti ve ona şu karşılığı verdi: […]

ASHAB’DAN HZ. ALİ’NİN HİLAFETİNİ SAVUNANLAR (6)

lemedim mi? Ben sana biat için elini uzatmanı teklif etmedim mi? Sen kabul etmedin, şimdi başkaları senden önce davrandı." Hz. Ali, Sakife'de toplananların bu davranışını açık bir dille de eleştirmiştir. "Sen henüz gençsin ve hilafet için yeterli tecrübeye sahip değilsin" diyerek Ebu Bekir'i savunan Ebu Ubeyde'ye şu cevabı ver[…]

HZ. EBUBEKİR’İN HALİFE SEÇİLMESİNİN YANKILARI

Ebu Bekir'in Medine'de halife seçilmesi, Mekke'de ilk anda duyulmadı. Bunda Mekke'nin komutanı Attab ibn-i Useyd ibn'il As'ın Beni Ümeyye reisi olan Ebu Süfyan'ın tavrını öğrenmek istemesi gösterilmektedir. Ebu Süfyan ise başta Ebu Bekir'in halifeliğine karşı çıkmış, hatta Hz. Ali (a.s.) ve Abbas'a, "Ben Medine'yi süvari ve piyadelerle dolduracağım. […]

HZ. EBUBEKİR’İN HALİFE SEÇİLMESİNİN YANKILARI (2)

Ehl-i Sünnet âlimlerinin beyanına göre; Kendisi de bir Muhacir olan Ebu Bekir, Hazrecliler'in kendisine biatı için de bazı yardımlarda bulunması gereğini anlamıştı. Ebu Bekir, kadınlardan da çeşitli hediyelerle biat almaya çalıştı. Zeyd ibn-i Sabit, Beni Adiyy kabilesinden olan bir hanıma Ebu Bekir'den bir bağış getirdiğini söyledi. Kadın bunun ne […]

HZ. EBUBEKİR’İN HALİFE SEÇİLMESİNİN YANKILARI (3)

Hz. Ali (a.s.) ona dedi ki, `O'nunla niçin başbaşa kaldığını ve O'na neleri aktardığını biliyorsun. Bu senin, babanın ve iki arkadaşının da içinde bulunduğu bir meseledir. ` Aişe ne diyeceğini bilemez oldu, tek kelime etmedi."1042 Tarihçiler Hz. Ebu Bekir'in ölüm döşeğinde iken şunları söylediğini kaydediyor: Abdurrahman ibn-i […]

HZ. EBUBEKİR’İN HALİFE SEÇİLMESİNİN YANKILARI (4)

Ebu Bekir yerinden doğruldu ve şöyle dedi: Ben dünyada yaptığım üç şeye keşke yapmasaydım, yapmadığım üç şeyi de keşke yapsaydım, üç şeye de ne ola bunları Peygambere (s.a.v.) soraydım diye üzülüyorum. Keşke yapmayaydım dediğim üç şey: Keşke Fâtımâ'nın evini açmayıp bıraksaydım ve üzerime harp kapılarını örtseydim. Saideoğulları sakifesinde (gölgeliğinde) […]

FEDEK OLAYI

Hayber yakınlarında, Medine'den 140 km uzaklıkta bulunan, Hayber'den sonra Hicaz yahudilerinin yeri sayılan bol verimli ve müreffeh köye "Fedek" deniliyordu. Peygamber, Hayber, el-Gurra ve Tiyma'daki yahudileri yendikten sonra Medine'nin kuzeyindeki bu geniş araziye İslam askerlerini yerleştirdi. Ve Fedek'in ileri gelenlerine bir elçi gönderdi. Çünkü buradakiler, İslam aleyhine bir […]

FEDEK OLAYI (2)

dirir. Buraların geliri bazı özel durumlarda da kullanılabilir. (Fedek bu sınıfa girmektedir). Bu özel durum Peygamber ve yakınlarının yasal ve meşru ihtiyaçlarını şerefli bir şekilde sağlamaları içindir. Kaldı ki, Fedek Allah Resulü'ne bağışlanmıştı. Cenab-ı Allah Haşr Sûresi'nde bu durumu şöyle anlatıyor: "... Ve Allah'ın onların mallarından, Peygamberine verdiği şeyler […]

HZ. PEYGAMBERİN FEDEK’İ HZ. FÂTIMÂ’YA VERMESİ

"Akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver"1047 ayeti nâzil olunca, Peygamber Fâtımâ'yı yanına çağırdı ve O'na Fedek'i hediye etti.1048 Bu ayetin Hz. Fâtımâ ve O'nun evlatları hakkında nâzil olduğu konusunda bütün alimler hemfikirdirler. Peygamber yaşadığı müddetçe Fedek Hz. Fâtımâ'nın elindeydi. Kendisi kiraya veriyor, kirasını üç taksitle alıyordu. Aldığı bu ki[…]

HZ. PEYGAMBERİN FEDEK’İ HZ. FÂTIMÂ’YA VERMESİ (2)

konuda şöyle yazıyor: "Peygamber Fedek'i 24 bin dinara kiraladı. Bazı hadislerde bu rakam 70 bin dinar olarak nakledilmiştir. Bu ihtilaf, Fedek'in her yılki gelirinin birbirinden farklı olmasındandır. Muaviye halife olduğunda Fedek'i üç kişi arasında paylaştırdı. O, Fedek'in üçte birini Mervan bin Hakem'e, üçte birini Amr b. Osman'a, üçte […]

İSLAM HUKUKUNDA MALLARIN KISIMLARI VE MİRAS KONUSU

İslam hukukunda mallar iki kısma ayrılıyordu: Şahsa ait özel mallar: Peygamberimizin (s.a.v.) şahsına ait mallar, ki bu mallar O'nun vefatıyla İslamî miras kanunlarına göre mirasçılarına geçmekte idi. Yani, miras ayetlerinde Peygamberin (s.a.v.) mirasçıları ile diğer şahısların mirasçıları arasında bir fark söz konusu değildir. Peygamberin (s.a.v.) devlet başkanı olarak yönettiği […]

İSLAM HUKUKUNDA MALLARIN KISIMLARI VE MİRAS KONUSU (2)

ki hurma ağaçlarıyla birlikte Zübeyr b.Avvam'a verdi."1053 "Resulüllah (s.a.v.), içinde dağ ve maden olan bir miktar yeri Bilal'e verdi."1054 "Resulüllah (s.a.v.) dört parça yeri Ali b. Ebi Tâlib'e verdi."1055 Fedek de bu kategorilerden devlet malı içinde yer almakta idi. Bunda Ehl-i Beyt alimlerin çoğu ve Sünni ulemanın bir kısmı hem[…]

HZ. PEYGAMBERİN MEDİNE’DE BIRAKTIĞI MALLARI NELERDİ?

1- Ben-i Nazir yahudilerinden kalan yerler: Resulüllah (s.a.v.) hayatta iken, Ben-i Nazir yahudilerinden savaşmadan alınan yerler konusunda da Fedek benzeri uygulamalarda bulunmuştu. "Hz. Peygamber (s.a.v.), bu arazideki menkul malları Muhacir arasında taksim etti. Arazinin bir miktarını da Kendisine has kıldı ve Hz. Ali'ye emretti ki, onları tasarruf […]

HZ. PEYGAMBERİN MEDİNE’DE BIRAKTIĞI MALLARI NELERDİ? (2)

yetişiyordu. Peygamber-i Ekrem (s.a.v.) onların mahsulünden Kendi ihtiyacı miktarında alırdı. Vefat ettiği zaman Abbas onların hakkında Hz. Fâtımâ (a.s.) ile çekişti. Ali b. Ebi Tâlib ve diğerleri bu yerlerin vakıf malı olduğuna şehadet ettiler. Bu tarlalar şunlardır: Dellal, A'vef, Hüsna, Safiye, Meşrebet-ü Ümm-i İbrahim, Meyseb ve Bekra" diye […]

SÖZ KONUSU FEDEK HURMALIĞI TAM OLARAK NEREDEDİR?

Fedek, Hayber'in yakınlarında, Medine'ye yaklaşık 140 km. uzaklıktadır. İmam Musa ibn Cafer (a.s.) Fedek'in sınırlarını bir hadiste şöyle belirtiyor: "Fedek, bir taraftan Adn, bir taraftan Semerkant, bir taraftan Afrika ve bir taraftan denizler, adalar ile çevrili idi."1061 Başta Hicaz yahudilerinin yeri iken; Resulüllah (s.a.v.) Hayber, Vadi'ul-Gurra ve Tima'daki […]

SÖZ KONUSU FEDEK HURMALIĞI TAM OLARAK NEREDEDİR? (2)

"Fedek yahudileri, sulh anlaşmasının mukabilinde Fedek arazisinin yarısını Resulüllah (s.a.v.)'e verdiler." Ve yine bu konuda Mu'cem'ül-Buldan'da şu bilgi vardır: "Bütün ağaçları, meyveleri ve mallarının yarısını Resulüllah (s.a.v.)'e verdiler."

HZ. FÂTIMÂ FEDEK KONUSUNDA “BAĞIŞTIR” DEMİŞTİ

Hz. Fâtımâ (a.s.)'ın Fedek üzerindeki hakkı konusunda yaptığı savunma; hem Fedek'i devlet malı olarak görenlere, hem de özel mülktür diyenlere karşı bir cevap niteliğindedir. Hz. Fâtımâ'nın ilk savunması Fedek'in bağış olduğu şeklindeydi, ikincisi ise, miras hükümleri ile ilgilidir. Her iki savunma da ayet ve hadislerle değerlendirilecektir. Fedek konusunda Hz. […]

FEDEK’İN BAĞIŞ OLDUĞU İLE İLGİLİ DELİLLER

Hz. Peygamber (s.a.v.) Medine'ye dönünce, şu ayet nâzil oldu: "Yakınlara, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma."1062 Peygamber-i Ekrem (s.a.v.), "ze'vil-kurba'nın" (yakınlarının) kimler olduğunu ve haklarının ne olduğunu düşündüğü bir halde Cebrail yeniden nâzil olarak: "Allah-u Teala buyuruyor ki: `Fedek'i Fâtımâ'ya ver' diye arz etti." Hz. […]
Scroll to top