VEDA HACCI VE GADR-İ HUM OLAYI (11)

Ey Rabbim, Sen, bu konu aydınlandıktan ve Ali'yi bugün tayin ettikten sonra şu ayeti Bana nâzil buyurdun: `Bugün, size dininizi kemâle erdirdim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, din olarak sizin için İslam'ı beğendim.'907 `Kim, İslam'dan başka bir dine yönelirse, onunki kabul edilmeyecektir. O, ahirette de kaybedenlerdendir.'908 Ey Rabbim, Seni de […]

VEDA HACCI VE GADR-İ HUM OLAYI (12)

Ey insanlar, Şeytan Adem'i hasetle cennetten dışarı çıkardı. Sakın Ali'ye haset etmeyiniz. Aksi taktirde amelleriniz boşuna gider, ayaklarınız sürçer, Adem bir sürçme sebebiyle yeryüzüne gönderildi. Oysa Adem Aziz ve Celil olan Allah'ın seçtiği kimseydi. O halde sizler, aranızda Allah'ın düşmanları olduğu hâlde nasıl bir halet içinde olacaksınız? Biliniz […]

VEDA HACCI VE GADR-İ HUM OLAYI (13)

bize kusurda bulunanlara, düşmanlık gösterenlere, muhaliflere, hainlere, günahkârlara, zâlimlere ve tüm âlemlerden gasp edenlere karşı hüccet karar kılmıştır. Ey insanlar, sizleri Allah'tan korkutuyorum ve uyarıyorum ki Ben Allah'ın Resulü'yüm. Benden önce de peygamberler var olmuştur. Ben ölür veya öldürülürsem, sizler gerisin geriye mi döneceksiniz? Her kim gerisin […]

VEDA HACCI VE GADR-İ HUM OLAYI (14)

Çok yakında Benden sonra imameti padişahlık olarak zulüm ve zorbalıkla alacaklardır. Allah gasp edenlere ve (bu hakka) tecavüzde bulunanlara lanet etsin. Bu esnada insanlar ve cinler, sizlere dökülmesi gerekeni döker, sizlere ateş ve (erimiş) bakırdan alevler gönderir ve siz onu asla defedemezsiniz. Ey insanlar, Aziz ve Celil olan […]

VEDA HACCI VE GADR-İ HUM OLAYI (15)

"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Hamd âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur..." Hamd Suresi'ni sonuna kadar okudu ve daha sonra şöyle buyurdu: "Bu sûre Benim hakkımda nâzil olmuştur. Allah'a yemin olsun ki onlar (imamlar) hakkında nâzil olmuştur. Genel olarak onlara şamildir; özel olarak da onlar hakkındadır. Onlar Allah'ın dostlarıdır; […]

VEDA HACCI VE GADR-İ HUM OLAYI (16)

Biliniz ki Ehl-i Beyt'in dostları, cennetin kendilerinin olduğu ve içinde hesapsız rızıklanan kimselerdir. Biliniz ki Ehl-i Beyt'in düşmanları ise ateşin alevleri içine girecek olan kimselerdir. Biliniz ki Ehl-i Beyt'in düşmanları cehennemden kaynadığı halde korkunç bir ses duyan ve cehennemin alevlenmesini gözleriyle gören kimselerdir. Biliniz ki Ehl-i Beyt'in düşmanları […]

VEDA HACCI VE GADR-İ HUM OLAYI (17)

Ey insanlar, biliniz ki Ben Peygamberim, Ali ise Benim halifemdir. Ey insanlar, biliniz ki Ben Peygamberim ve Ali de bundan sonra Benim vasîm ve imamdır. Ondan sonraki imamlar da onun evlatlarıdır. Biliniz ki Ben onların babasıyım, onlar da O'nun (Ali'nin) sülbünden vücuda gelecektir. Biliniz ki imamların sonuncusu, bizden kıyam […]

VEDA HACCI VE GADR-İ HUM OLAYI (18)

rarda bulunmak için elinizi uzatmaya davet ediyorum ve Benden sonra sizleri kendisiyle biatleşmeye davet ediyorum. Biliniz ki Ben Allah'a biat ettim, Ali de Bana biat etti ve Ben de Allah tarafından O'nun için sizlerden biat alıyorum. Nitekim Allah-u Teâlâ şöyle buyurmuştur: `Şüphesiz Sana baş eğerek ellerini verenler (biat edenler), […]

VEDA HACCI VE GADR-İ HUM OLAYI (19)

7- "Ey insanlar, Ben hilafet emrini kıyamet gününe kadar imamet veraseti olarak neslime emanet ediyorum." Resulüllah, Hz. Ali'yi insanların en üstünü olarak ilan etmiş ve ashabına O'na muhalefet etmemelerini emretmiştir: "... Ey insanlar, Ali'yi üstün bilin zira O, Allah rızık indirdiği ve yaratıklar bâki kaldığı müddetçe kadın ve erkek […]

VEDA HACCI VE GADR-İ HUM OLAYI (20)

4- Ebu'l Hasan Ali b. Ahmed-i Vahidi en-Nişaburi, Esbab'un-Nüzûl 5- Muhammed b. Cerir Taberi, Tefsir-i Kebir 6- Hafız Nuaym İsfahani, Ma Nezele Min'el Kur'ani Fi Ali ve Hilyetu'l Evliya 7- Muhammed b. İsmail Buhari, Tarih, c. 1 sy. 375 8- Müslim b. Haccac Nişaburi, Sahih c. 2, sy. 325 9- […]

VEDA HACCI VE GADR-İ HUM OLAYI (21)

hadistir. İçinde Tirmizi, Nesai ve Ahmed b. Hanbel'inde bulunduğu bir cemaat tarafından rivayet edilmiştir. Gerçekten onu rivayet edenler oldukça çoktur). 25- İbn Mâce el-Kazvini, Sünen 26- Hakim Nişaburi, Müstedrek 27- Süleyman b. Ahmed Taberani, Evset 28- İbn Esir-i Cezri, Usdü'l-Gabe 29- İbn Cevzi, Tezkiret'ul-Havass'il-Ümme, sy. 17 30- Ebu Ömer […]

VEDA HACCI VE GADR-İ HUM OLAYI (22)

46- Muhammed b. Yusuf Genci eş-Şafii, Kifayet'ut-Talib'in, 1. bâb 47- İbrahim b. Muhammed Himvini, Feraid'us-Simtayn 48- Kadı Fazlullah b. Ruzbehani, İbtat'ul-Batıl 49- Muhammed b. Ahmed Şerbini, Sirac'ul-Münir 50- Ebu'l Feth Şehristani eş-Şafii, Milel ve Nihel 51- İbn Asakir Ebu'l-Kasım Dimaşki, Tarih-i Kebir 52- İbn Ebi'l-Hadid el-Mutezili, Nehcü'l-Belağa Şerhi 53- Alauddin […]

HARİS B. NUMAN OLAYI

İnsanlar arasında Hz. Peygamber'in "Ben kimin mevlâsı isem Ali de onun mevlasıdır" sözü yayıldı. Haris b. Numan el-Fihri'de bu sözü duymuştu. Ebtah bölgesinde oturan Haris b. Numan devesine binerek Hz. Peygamber'in yanına geldi. Devesinden indi, onu bir yere bağladı sonra bir grup şahabının arasında oturan Hz. Peygamber'e hitaben dedi […]

HARİS B. NUMAN OLAYI (2)

Resulüllah buyurdu ki: "Kendisinden başka ilah olamayan Allah'a and olsun ki, bunu emreden Allah'tır." Haris devesine binmek üzere geri döndü. Bir yandan da şunları söylüyordu: "Allah'ım! Eğer bu Senden gelen bir hak ise üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem verici bir azap indir." Daha yerine varmamıştı ki, Allah üzerine […]

RESULÜLLAH’IN VEFATI

Allah Resulü Medine'ye döndüğünde rahatsızlandı. Rahatsızlığı şiddetlenmeden Usame b. Zeyd'i ordu komutanı tayin ederek babasının şehit olduğu yere (Mute'ye) Rumlarla savaşmak üzere yola çıkmasını emretti. Ebu Bekir, Ömer, Muhacir ve Ensardan ileri gelenlerin de orduda yer almasını istedi. Niyeti bu orduyu Arap Yarımadası'nın kuzey sınırlarına göndermekti. Hz. Peygamber, […]

RESULÜLLAH’IN VEFATI (2)

sı namaz kıldırsın Ben kendimle meşgulüm' buyurdu. Aişe, `Ebu Bekir'e emir buyurun (namaz kıldırsın)' diyerek ileri atılırken, Hafsa da, `Ömer'e emir buyurun' diyordu. Resulüllah, daha hayatta iken bu ikisinin babalarını yüceltmek için bunca hırslı davrandıklarını görünce, `Kendinize gelin, sizler (bu hâlinizle) Yusuf Peygamberin etrafını saran kadınlar gibisiniz' buyurdu. (Efendimiz bu […]

RESULÜLLAH’IN VEFATI (3)

Resulüllah (s.a.v.) üç kere: `Katılın Üsame'nin ordusuna, ondan geri kalmayın' buyurdu."923 Allah Resulü hastalığı esnasında kıyamete kadar fitneye düşmemeleri için ashabına bir şeyler yazdırmayı istemiş ancak bu gerçekleşememiştir. Bir grup sahabe Resulüllah'ı ziyarete gidince Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Bana bir kağıt kalem getirin, size Benden sonra asla sapmaya[…]

RESULÜLLAH’IN VEFATI (4)

nim yaptığım gibi ağırlayıp yolcu edin. Üçüncüsünü ise râvi bilerek söylemedi veya `unuttum' dedi."925 Resulüllah'ın durumu iyice ağırlaşmıştı. Bir ara bayıldı. Kendine gelince şöyle dedi: "Bana kardeşimi ve arkadaşımı çağırın." Aişe, Ebu Bekir'i, Hafsa da Ömer'i çağırdı. Ancak Resulüllah şöyle buyurdu: "Dağılın, eğer size ihtiyacım olursa sizi çağırırım."926 […]

RESULÜLLAH’IN VEFATI (5)

"Hz. Resulüllah (s.a.v.) hastalandı, Fâtımâ (a.s.) O'nun ziyaretine gelerek ağladı. Resulüllah (s.a.v.) O'nun bu durumunu görünce şöyle buyurdu: "Ey Fâtımâ, Allah-u Teala Seni çok sevmektedir. Seni, geçmişi herkesten parlak olan ve ilmi herkesten daha çok olan biriyle evlendirdi. Allah-u Teala yeryüzündeki insanlara özel bir şekilde teveccüh edip onların […]

RESULÜLLAH’IN VEFATI (6)

Daha sonra Mekke'nin mezar kazıcısı Ebu Ubeyde b. El-Cerrah ve Medine'nin mezar kazıcısı Zeyd b. Salh'i çağırarak mezar kazdırdı. Mezar hazır olunca Hz. Ali, Hz. Abbas, Fazl b. Abbas, Usame b. Zeyd ve Ensardan Avs b. Huli Peygamberimizin mübarek naaşını mezara yerleştirdiler. Hz. Ali bizzat kendi eliyle kefeni […]
Scroll to top