HZ. ABBAS’IN ŞEHADETİ (3)


Kılıçlar arasında bedenim kaybolsa bile, Feda olsun canım Mustafa'nın pâk torununa Çadırlara su tulumunu götüren Abbas benim Savaş günü savaşmaktan da hiç korkum yok." Hz. Ebu'l Fazl büyük bir gayretle suyu çadırlara doğru götürdüğünde düşman tarafından Yezid bin Rukad ismindeki bir şahıs, hurma ağacının arkasına saklanarak namertçe saldırıp, Hz. Ebu'l Fazl (a.s.)'ın sağ kolunu bedeninden ayırdı. Ebu'l Fazl sağ kolunun kesildiğini görünce yine kendi hedefini şu hamasî şiirde beyan etti: "Vallahi, sağ kolumu kestinizse de, "Ben yine dinimi savunacağım İmanında sâdık olan önderimi Pâk ve emin olan Peygamberin (s.a.v.) torununu, Himaye edeceğim." 598 Ebu'l Fazl bu hâlde atın üzerinde çadırlara doğru ilerlerken, Hakim bin Zufeyl adında bir şahıs kalleşçe bir darbe ile bu sefer de Ebu'l Fazl'ın sol kolunu kesti. Ok yağmuruna tutulan Hz. Abbas'ın boynundaki su tulumuna ve göğsüne de ok isabet etti. Ve son olarak çadır direği ile düşman tarafından kafası yarıldı. Hz. Abbas'ın şehadeti de böylece gerçekleşmiş oldu. İmam Hüseyin (a.s.) Abbas öldürüldüğü zaman şöyle buyurmuştur: "Belim şimdi kırıldı, çarem kalmadı ve düşmanlarım sevinmeye başladılar." 599 Hz. Abbas'ın şehit edilmesi ile ilgili olarak farklı bir rivayet 598 Ebsar'ul-Ayn, s. 30 599 Bihar'ul Envar, c. 45, s. 440