HUNEYN BOZGUNUNUN ASIL SEBEBİ (6)
"And olsun ki, Allah, birçok savaş meydanında ve Huneyn gününde size yardım etmiştir. O Huneyn gününde ki, o gün, çokluğunuz size gurur ve güven vermişti de bu, size gelecek kazadan bir şey gidermeğe yaramamıştı. Yeryüzü, o genişliği ile beraber başınıza dar gelmiş, bozularak arkanıza dönüp kaçmıştınız. Bu bozgundan sonradır ki, Allah, Resulü'nün ve mü'minlerin gönülleri üzerine sükûnet veren rahmetini indirdi. Bu o kâfirlerin cezası idi. Sonra Allah, bunun ardından, kimi dilerse, onun tevbesini kabul eder. Allah, çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir." 106 Yine dağılıp kaçma esnasında çağrı ile beraber birliğe teşvikin önemini buradan anlıyoruz. Cihadda, birlik ve beraberliğe teşvik esastır. İnsan hataya düşünce onun kendi kendine düzelmesini beklemek ayrı bir hatadır. Öyleyse; insan, hayra teşvik etmeli, Hakk'a hizmet yolunda derlenip toparlanmalıdır. Böyle bir tavra Allah bereket verir ve zafer müyesser olur. Karışıklık esnasında, en zayıf anda, düşman, en önemli merkeze, yani lidere hücum eder. Çünkü, dava, liderin şahsında temsil edilir. O susturulursa davanın müesseriyeti kalmaz. O halde, böyle anlarda liderin korunması çok önemlidir. Nitekim, bir avuç samimi mü'min, Huneyn'in o tehlikleli anında Resul-i Ekrem'i titizlikle korumuşlardır. Bu noktada, düşmanın içerisine dalmak için hamle yapan Resulûllah'ın katırının dizginlerine yapışarak Resulûllah'ı korumaya çalışan Hz. Abbas (r.a.), bu engin sevgi ve şuurun en güzel örneğini ortaya koymuşlardır. Huneyn'de savaştan kaçıp Mekke'ye dönenlerin Müslümanlar üzerinde psikolojik bir yılgınlığa sebep olduklarını görüyoruz. Bu, bize harpte moral ve inisiyatifi korumanın ne kadar önemli olduğunu öğretmektedir. Harbe teşvikin önemi kadar yılgınlığın ve güvensizliğin tehlikesi de büyüktür. Huneyn bozgunu esnasında Resul-i Ekrem'in duası, büyük an106 Tevbe, 25-27
