HUNEYN BOZGUNUNUN ASIL SEBEBİ (4)
binde 3 bin kişi, 200 bin kişilik Bizans ordusunu nerdeyse mağlup etmişti. Bedir'de, Uhud'da, Hendek'te aynı mânâ yaşanmıştı. Demek; Allah'ın yardımıyla, nice az topluluklar, sayıca ve imkânca nice toplulukları mağlup etmiştir. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Mekke'nin fethi gibi en büyük zaferden sonra çokluğa güvenen Müslümanların Huneyn bozgununu yaşamaları büyük bir ibrettir. Demek ki, şartlar ne olursa olsun, Müslüman yalnız Allah'a güvenip dayanmalı, zaferi O'ndan bilmelidir. Askerî disiplinsizlik ve itaatsizlik: Huneyn'de, özellikle yeni Müslüman olmak sûretiyle orduya katılan bazı insanların disiplin ve itaatte zaaf göstermeleri, ilk çatışmadan sonra meydandan çekilme teşebbüsleri bozgunun sebeplerinden birini oluşturmuştur. Zira, askerî disiplin ve itaat büyük önem taşımaktadır. Yeni Müslüman olanların kalplerinde imanın kökleşmemesi: İman zayıflığı nedeniyle savaş sahasından ürküp kaçmaları da, itikadî bir hatadan ziyade beşerî bir zafiyet ve huydur. Bu ise, zamanla, nefis mücahedesiyle ortadan kaldırılabilir. Korkmak ayrı şeydir, ürkmek ayrı şey. Demek; insan, iyi niyetli ve samimi olduğu halde zaafı olabilir ve amelinde nifak bulunabilir. İtikaddaki nifak öldürücüdür, ama ameldeki nifak imanla beraber mü'minde yaşayabilir. İslam büyükleri özellikle sahabe, imanla beraber mü'minde yaşayabilen nifaktan çok korkmuşlardır. Tabiinin büyüklerinden bir zâtın, "Ashabdan 40 kişiyle sohbetim oldu. Hepsi de kendilerinde nifak bulunma korkusuyla ağlıyorlardı" şeklindeki sözü onların bu korkularının ne kadar şiddetli olduğunu da göstermektedir. Ashabdan Huzeyfe (r.a.), imanlı kimselerde bulunan nifak unsur ve alametlerini çok iyi teşhis ve tespit ederdi.
