HİLAFET VE İDARECİLİKLE İLGİLİ MEKTUPLARI (6)
Din değiştirmedim, yeni bir peygamber edinmedim. Ben, boyun eğerek terk ettiğiniz ve istemeyerek girdiğiniz yol üzereyim. Sen Osman'ın kanının intikamını almak için geldiğini iddia ediyorsun. Osman'ın kanının nerede aktığını biliyorsun. Gerçekten talip isen, kanını oradan iste. (Osman'ın kanını talep edilmesi gereken kişilerin Talha ve Zübeyir olduklarına işaret ediyor.) Develerin ağırlıklarından dolayı bağırdıkları gibi seni ısırdığında savaştan dolayı bağırdığını görür gibiyim. Sanki peş peşe gelen vuruştan meydana gelecek kaderin korkusundan ve ölümlerden sonra gelen ölümlerden dolayı topluluğunla Beni Allah'ın Kitabı'na davet ettiğini görür gibiyim. Bu topluluk, inkâr eden kâfirler ya da biatten sapan biat edenlerdir."1995 Muaviye'nin gönderdiği bir mektuba, cevabî mektup: "Benden Şam'ı istemene gelince, dün seni engellediğim şeyi, bugün sana vermeyeceğim. `Savaş Arapları yiyip bitirdi. Sadece son nefesleri kaldı' sözüne gelince, bilmiş ol ki, kimi hak yemiş ise o cennete gidecektir, kimi bâtıl yemişse o cehenneme gidecektir. Savaş ve adamlar bakımından denk olduğumuza gelince, (Çok büyük bir şüphe içinde bulunmana rağmen) senin şüphe üzere oluşun, Benim yakîn üzere oluşumdan fazla değildir. (Dünya için çok hırslı olmalarına rağmen) Şamlılar, Iraklılar'ın ahirete olduklarından daha fazla dünyaya karşı hırslı değildirler. `Biz Abdümenaf'ın oğullarıyız' sözüne gelince, biz de böyleyiz. Fakat Ümeyye, Haşim gibi değildir. Harb, Abdulmuttalib gibi, Ebu Sufyan, Ebu Tâlib gibi, Muhacir olan talik (esaretten salınmış) gibi, nesebi sahih olan sonradan gelip yapışan gibi (İslam'a girişi sahih bir şekilde olanla, sonradan bazı zorlamalarla Müslüman olanın arasındaki farka işaret ediyor) gerçeği gösteren geveze gibi, 1995 Nehcü'l-Belağa s. 266-267
