HİLAFET VE İDARECİLİKLE İLGİLİ MEKTUPLARI (4)


Onu Muaviye'ye yolladığı zaman, Cerir b. Abdullah'a gönderdiği bir mektup: "Sana mektubum geldiğinde Muaviye'ye kesin hükmü sun. Onu açık işle sorumlu tut. Sonra yurdunu terk etmesine neden olacak, savaş ile utanç verici barış arasında muhayyer bırak. Eğer savaşı tercih ederse (anlaşmayı) boz. Barışı tercih ederse, biatını al. Vesselam..."1993 Muaviye'ye gönderdiği bir mektup: "Kavmimiz, Peygamberimizi öldürmek ve kökümüz yok etmek istedi. Bizi tedirgin etmeyi arzuladılar. Bize birçok şeyler yaptılar. Bizi tatlı olandan engellediler. Korku elbisesini giydirdiler. Sarp bir dağa mecbur ettiler. Bizim için savaş ateşlerini tutuşturdular. Allah mülkünü (Şeriat'ını) savunmamızı ve kutsalın önünden atış yapmamızı istedi. Müminimiz, bununla mükâfatı umuyor, kâfirimiz ise kökünü savunuyordu. Kureyş'ten Müslüman olan kişi, onu koruyan anlaşması ya da kendisini savunan kabilesi sebebiyle, içinde bulunduğumuz durumu yaşamıyordu ve öldürülmeye karşı güven içindeydi. Resulüllah savaş kızışıp insanlar çekindiğinde Ehl-i Beyt'ini öne sürer. Ashabını kılıçların ve mızrakların ısısından onlarla korurdu. Ubeyde b. El-Haris, Bedir'de, Hamza, Uhud'da ve Câfer, Mu'te'de öldürüldü. İstersem ismini zikredebileceğim kişi, (kendisini kastediyor) isteyenler gibi şahadeti istedi. Ancak onların ecelleri çabuklaştırıldı, onun ölümü ise geciktirildi. Zamana hayret! Benimle ayağını yarıştıramayacak kişiyle bir görülür oldum. Onun benim ki gibi, kimsenin benzerini ileri süremeyeceği bir geçmişi yoktur. Ancak bir iddiacı benim bilmediğim, Allah'ın da (Sahih olarak) bildiğini tahmin etmediğim şeyler iddia etmektedir. (Allah'ın bilmediği şeylerle kastedilen iddia edilen şeyin ne kadar mesnetsiz olduğudur) Her durum için Allah'a hamdolsun. 1993 Nehcü'l-Belağa s. 265