HİLAFET MAKAMINA KARŞI İZLENEN SİYASÎ MÜCADELE (2)
3- Yapılanları görmezden gelerek, kabullenecek sessizliği tercih edecek, bir kenara çekilecekti. Hz. Ali (a.s.) o günün şartlarında sessiz kalmayı tercih etti. Ancak bu sessizlik tamamen bir kenara çekilmek değildi. Mevcut şartlarda, Hz. Ebu Bekir'e herkesin biati gerçekleşmekte idi. Bu ortamda halifeye karşı duruşunu anlayacak yandaşlar toplayamazdı. Halifenin yaptıklarına karşı sahabeleri ayıktırmak, Resûlullah (s.a.v.)'in sünnetine ve Kur'an ayetlerine karşı duruşu anlatmak için zaman gerekiyordu. Hz. Ali (a.s.), taraftarları olarak anılan ve Ensar'dan bir grubun oluşturduğu bir grupla beraber hareket etmekte idi. Bu sessiz dönem, gizli bir cihaddır. Ve Hz. Fâtıma (a.s.) tıpkı Resûlullah (s.a.v.)'in yanında yer aldığı gibi her türlü desteği ile şimdi de Hz. Ali'nin (a.s.) yanında O'nunla bu cihada katılmıştır. Gizlice, Müslümanları evlerinde ziyaret etmeye başladılar. Medine'de yaşayan önderlerle konuşuyorlardı. Onlara Allah'ın ayetlerini ve Resûlullah (s.a.v.)'in sünnetini hatırlatıyorlardı. Fedek konusunda Hz. Fâtıma'nın (a.s.) takındığı açık tavır, halifenin makamını sallıyorken, bu yapılan konuşmalar, sahabelerin kafalarında yaptıklarının yanlış olduğuna dair kuşku uyandırıyordu. Hz. Fâtıma (a.s.) ölünceye kadar halife ile konuşmamıştır ve ona biat etmemişitir. Resûlullah'ın (s.a.v.) kızının bu tavrı Hz. Ebu Bekir'in halifeliğinin meşruluğunu zedelemekte idi. Ve Hz. Fâtıma (a.s.) yaptığı her konuşmada Hz. Ali'nin (a.s.) İslam Devleti'ne yaptığı hizmetleri anlatmakta, halifeliği bu hizmetleri nedeniyle O'nun hak ettiğini sahabelere söylemekte idi. Son anlarında Ümmü Seleme'ye şunları söylemişti:
