HENDEK SAVAŞI’NDA HZ. ALİ (2)
Kureyş ordusundan savaşçılıkları ile tanınmış altı kişi hendeğin dar bir tarafından karşıya geçip, savaş meydanına çıktı. Bunlardan bir tanesi Arap Yarımadası'nın en yiğit ve en güçlü savaşçısı olarak bilinen ve "bin savaşçıya bedel" denilen Amir b. Abdül Vedd'di. Yelye bölgesinde bir grup savaşçıyı tek başına yenmişti. Bedir Savaşı'nda yaralandığı için Uhud'a katılamamıştı. Hendek günü ise ilk olarak savaş meydanına çıkmıştı. Amir, çelik bir zırh giymişti, savaş meydanında şöyle bağırıyordu: "Cennet iddiacıları neredeler? İçinizden beni cehenneme göndermeyi veya kendisi cennete gitmeyi isteyen yok mu?" Onun bu meydan okuması herkesin kalbine bir korku düşürmüştü. Sanki kulaklar kapanmış, diller tutulmuştu. Vakıdî bu durumu, "Sanki başlarına kuş konmuştu" şeklinde anlatıyor. 229 Resulûllah, "Bunun karşısına çıkacak biri yok mu?" buyurdu. Hz. Ali, "Ben çıkarım ya Resulallah" dedi. Resulûllah onu oturttu. Amir ikinci ve üçüncü kez savaşacak er taleb etti. Hz. Ali'den başka kimse ona cevap vermedi. Resulûllah her defasında onu oturtuyor ve şöyle diyordu: "Ya Ali, bu Amir'dir." 230 Resulûllah, "Ya Ali, bu Amir'dir" dediğinde Hz. Ali şöyle cevap verdi: "Olsun, Ben de Ali'yim." 231 Sonunda Peygamberimiz Hz. Ali'nin başına kendi sarığını sardı. Kendi kılıcını kuşandırdı. Ve kendi zırhını giydirdi. Ve Amir'in karşısına çıkmasına izin verdi. Ardından ellerini kaldırarak şöyle dua etti: 229 Megazî, c. 2, s. 48 230 es-Sîretü'n-Nebeviyye, İbn Hişâm, c. 3, s. 224; Tarih-i Taberî, c. 3, s. 172; el-Kâmil Fi'tTarih, c. 2, s. 180; es-Sîretü'n-Halebiyye, c. 2, s. 318 231 İbn Ebi'l-Hadîd, Şerh-i Nehcü'l-Belâğa, s. 248
