HAKEM OLAYI (4)
maddesi ateşkes ilan edilmesiydi. Taraflar aralarında sorunların çözümünde Allah'ın Kitabı ve Peygamber'in sünnetine başvuracaklardı. Her iki hakemin de doğru yoldan ayrılmadıkları sürece canı ve malı muhteremdi ve yine her iki hakem Kur'an ve sünnete göre hareket etmezlerse taraflar arasında savaş devam edecekti. Hakemler Şam ile Irak arasında bir noktaya istedikleri kişilerle birlikte gelecek ve Ramazan ayının sonuna kadar bir karar alacaklardı. Eğer gerekirse bu süre hac mevsiminin sonuna uzatılabilirdi. 1375 Görüldüğü gibi sözleşmede Hz. Osman'ın intikamının alınmasından söz edilmiyordu bile. Buradan anlaşıldığı üzere, Hz. Osman'ın intikamının alınması sadece bir bahaneydi. Mâlik Eşter'den sözleşmeye imza atması istenir. Ancak o reddederek şöyle der: "Eğer bu sözleşmede adım geçerse, sağ kolum benimle sabahlamasın. Ve ondan sonra da sol kolumun bana hiçbir faydası olmasın. Düşmanlarımla ilgili Rabbim tarafımdan ortaya konulan bir kanıta sahip değil miyim? Siz de zaferi görmemiş miydiniz?" 1376 Emirü'l-mü'minin'e, "Eşter sözleşmeyi imzalamıyor" dediklerinde o şöyle dedi: "Keşke aranızda onun gibi bir kişi daha olsaydı. Keşke, düşmanı Benim gözümle gören onun gibi bir kişi daha olsaydı. O zaman derdinizi çekmek Bana hafif gelirdi. Eğrildikten sonra doğrulmanızı umabilirim. Ben size engel oldum. Ama siz Beni dinlemediniz. Siz öyle bir iş yaptınız ki, bununla gücümüz sarsıldı. Direncimiz kırıldı, yerini gevşeklik ve alçaklık aldı." 1377 Hakemler, Hz. Ali ve Muaviye'nin gönderdiği dört yüzer kişilik heyetlerle beraber, önce H.37 (M.658). Ramazan ayında Dûmetu'lCendel'de (Medine'yle Şam arasında bir yerdir) bir araya geldiler. Daha sonra H.38 (M.659). yılının Şaban ayında Ezruh'da toplandılar. (Ezruh, Ürdün'ün güneyinde bir mevkiinin adıdır). 1375 Muruc'ez-Zeheb, c. 2, s. 403; Tarih-i Taberi c. 3, s. 29 1376 Vak'at-u Sıffin, s. 508; Şerh-i Nehcü'l-Belağa, c. 2, s. 232 1377 Tarih-i Taberi, c. 4, s. 40
