HAKEM OLAYI (2)
"Ey Ali! Allah'ın Kitabı'na davet edildiğin zaman bu davete uy. Yoksa Seni onların eline teslim ederiz veya Osman'a yaptığımızı Sana da yaparız." Hz. Ali'nin bunlara karşı yapabileceği bir şey yoktu. Dedi ki: "Eğer Bana itaat ediyorsanız savaşın. Şayet Bana baş kaldırıyorsanız, istediğinizi yapın."1370 Bu arada Hz. Ali'nin komutanı Mâlik-i Eşter savaş meydanındaydı ve savaşmaya devam ediyordu. Savaşı durdurma isteğinde olanlar Hz. Ali'ye Eşter'i çağırmasını söylediler. Fakat Eşter savaşmaya devam etti. O zaman, Eşter'i, savaşı bırakmazsa Hz. Ali'yi öldürmekle tehdit ettiler. Bunun üzerine Mâlik Eşter geri döndü. Ve insanlar "İmam razı oldu" dediler. Ancak Hz. Ali büyük bir üzüntü içinde susmaktaydı. Zira Muaviye'nin hilesi etkili olmuştu. Askerleri artık O'nu dinlemiyordu. İmam Ali içine düştüğü durumu Nehcü'l-Belağa'da şöyle ifade ediyor: "Dün emir verendim. Bugün emir olan oldum. Dün yasaklayan konumundaydım. Bu gün yasak konulan..." 1371 Neticede Hz. Ali savaşın durdurulmasını ve hakem tayinini kabul etmek zorunda kaldı. Kur'an'a göre hakemlik etmesi için Şam ordusundan Muaviye'nin emriyle Amr b. As seçildi. Ancak Irak ordusunda hakemin belirlenme işi bir hayli tartışmalı oldu. Hz. Ali Malik-i Eşter'i ya da İbn Abbas'ı hakem olarak seçme kararında idi. Ancak kendisine isyan eden grup bunu istemediler ve Ebu Musa El-Eşari'yi hakem seçmesini istediler. (Ancak Ebu Musa Kûfe Valisi iken Cemel Savaşı'nda, halkın Hz. Ali'ye yardım etmesini engellemişti). İmam Ali bunu bildiğinden şöyle dedi: "Ebu Musa, daha halifeliğimin ilk günlerinde Benden ayrıldı ve halkın Bana yardım etmesini engelledi." 1370 Vaka-i Sıffin, s. 481; Tarih-i Taberi, c. 4, s. 34-35 1371 Nehcü'l-Belağa, Hutbe: 208
