GİFAR KABİLESİNİN MÜSLÜMAN OLUŞU (2)
işlerini O'na havale etti. O'nun ziyaretine gelen bir grup kendisine şöyle dedi: "Neden halife Osman'ı kendine vasi seçmedin?" Ebuzer onlara şu cevabı verdi: "Ben kendime hak olan kimseyi vasi seçtim. Allah'a and olsun ki, Ali kalplere hayat ve canlara huzur verir, eğer Ali olmazsa siz ne yer ehlini, ne de gök ehlini tanırdınız." İbn-i Selen şöyle diyor: "Vaktiyle Ebuzer'e şöyle bir soru sordum `Ey Ebuzer, biz biliyoruz ki, Resulüllah'ın en çok saygı duyduğu ve sevdiği kimseye sen de saygı duyuyor ve seviyorsun. O şahsın kim olduğunu bize söyler misin?' Ebuzer şöyle cevap verdi: Çok iyi bilin ki, en çok sevdiğim ve saygı duyduğum mazlum olan ve hakkı gasp edilen Ali b. Ebi Tâlib'dir." 1454 Ebuzer, Hz. Osman'ın yaptığı yanlış uygulamalara da karşıydı. İtirazlarını her fırsatta dile getiriyordu. Osman'ın Beytü'l-malın sorumluluğunu Mervan b. Hakem'e verdiğini duyan Ebuzer, sokaklarda ve pazar yerlerinde yüksek sesle şu ayeti okuyordu: "Altını ve gümüşü hazineye tıkıp da onu Allah yolunda harcamayanları acı bir azap ile müjdele." 1455 Ebuzer'in bu eleştirileri, Osman için kabul edilmez bir noktaya gelmişti. Sonunda Ebuzer'i Şam'a sürmeye karar verdi. Ebuzer, Şam'a vardığında oranın da Medine`den farksız olduğunu gördü. Muaviye halifelik hazırlığı yapıyor, Rumların karşısında zayıf görünmeyelim bahanesi ile kendine saraylar yaptırıyordu. Yüzlerce insanı da bu inşaatlarda çalıştırıyordu. 1454 İmam Ali'nin Ashabı, s. 116 1455 Tevbe, 34
