GADR-İ HUM VE HUTBESİ (18)


alacak olan odur; kaleleri fetheden ve onları yok eden kimse de odur; şirk ehlinden her kabileye üstün gelen ve onlara hidayet eden odur. Biliniz ki, Allah'ın evliya kullarına ait her kanın intikamını alacak olan odur, Allah'ın dinine yardım edecek olan da odur. Biliniz ki, derin denizden istifade eden odur; her fazilet sahibine fazileti miktarınca ve cehalet sahibine cehaleti miktarınca karşılık verecek olan odur. Allah'ın seçtiği ve seçkin kıldığı kimse odur. Her ilmin vârisi ve her anlayışı ihata eden odur. Biliniz ki, Rabb'inden haber veren odur, İlahî âyetleri yukarı yükselten odur; hidâyete eren temeli sağlam kimse odur ve işlerin kendisine ısmarlandığı kimse de odur. Öncekilerin müjdelediği kimse odur. Hüccet olarak bâki kalacak olan odur ve ondan sonra hiçbir hüccet yoktur. Var olan her hak onunladır ve var olan her nur onun nezdindedir. Biliniz ki, o galibi olmayan kimsedir. Hiç kimseye onun aleyhine yardım edilmez. Allah'ın yeryüzündeki velisi, kulları arasında hükmedicisi, gizli ve açık eminidir. Ey insanlar, Ben sizler için açıkladım ve sizlere anlattım. Benden sonra sizlere anlatacak olan da Ali'dir. Biliniz ki Ben, hutbemin sonunda sizleri biat etmek ve ona ikrarda bulunmak için elinizi uzatmaya davet ediyorum ve Benden sonra da sizleri kendisiyle biatleşmeye davet ediyorum. Biliniz ki, Ben Allah'a biat ettim, Ali de Bana biat etti ve Ben de Allah tarafından onun için sizlerden biat alıyorum. Nitekim, Allahu Teâlâ şöyle buyurmuştu: "Şüphesiz Sana baş eğerek ellerini verenler (biat edenler), Allah'a baş eğip el vermiş sayılırlar. Allah'ın eli onların ellerinin üstündedir. Verdiği bu sözden dönen, ancak kendi aleyhine dönmüş olur ve kim Allah'a verdiği sözde vefalı