GADR-İ HUM VE HUTBESİ (10)
ve o Benim kardeşim ve vasim (yerime geçecek olan) Ali b. Ebî Talib'dir. Onun velayeti, Bana nâzil buyuran Aziz ve Celil olan Allah tarafındandır. Ey insanlar, Ali ve onun soyundan olan temiz çocuklarım, sıkl-i asğar (daha küçük değerli emanet) ve Kur'an ise sıkl-i ekber (daha büyük değerli emanet)dir. Bu ikisinden her biri diğerini haber vermekte ve onunla uyum içinde bulunmaktadır. Onlar Kevser havuzunun başında yanıma gelinceye kadar, asla birbirinden ayrılmazlar. Biliniz ki onlar, insanlar arasında Allah'ın emin kulları ve yeryüzündeki hakimleridir. Biliniz ki Ben eda ettim! Biliniz ki Ben tebliğ ettim! Biliniz ki Ben duyurdum! Biliniz ki Ben açıkladım! Biliniz ki Allah buyurmuştur ve Ben Aziz ve Celil olan Allah adına konuşuyorum. Biliniz ki "Mü'minlerin Emiri" sadece Benim bu kardeşimdir. Biliniz ki "Mü'minlerin Emiri" olmak, Benden sonra ondan başka hiç kimse için helal değildir." Daha sonra Peygamber (s.a.v.) eliyle Ali'nin (a.s) pazısından tuttu ve yukarı kaldırdı. Mü'minlerin Emiri (a.s.) ise Peygamber (s.a.v.) minberin üstüne çıktığı zamandan beri, ondan bir basamak aşağıda bulunuyordu. Peygamberin yüzüne (s.a.v.) oranla sağ tarafa meyletmişti ve dolayısıyla da her ikisi de bir mekânda durmuş gibiydiler. Sonra Peygamber (s.a.v.) elini kaldırdı. Her ikisi de elini göğe doğru açtı. Ali'yi (a.s) yerinden kaldırdı ve ayağı Peygamberin (s.a.v.) diziyle aynı hizaya geldi. Daha sonra Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ey insanlar, bu Ali'dir, o Benim kardeşim, vasim, ilmimi toplayan ve ümmetim arasında iman eden kimseler üzerinde halifemdir. Aziz ve Celil olan Allah'ın Kitabı'nı tefsir etmekte, Allah'a davet etmekte, Allah'ı razı eden şeylerle amel etmekte, Allah'ın düşman-
