FEDEK KONUSUNDAKİ SİYASÎ MÜCADELESİ (4)


4- Bu konuşmadan sonra bir daha Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer'le konuşmamış, sahabelerin nazarında onları affetmediğini göstermiştir. 5- Hz. Ömer ve Hz. Ebu Bekir, hasta yatağında O'nu ziyarete geldiklerinde öfkesini ve kızgınlığını bir kez daha ilan etmiştir. 6- Hasta yatağında kendisini ziyarete gelen Ensar ve Muhacir kadınlarına maksadını açıklayan bir konuşma yapmıştır. 7- Cenaze ve defin işlemlerinin gizli yapılmasını vasiyet etmiştir. Bu siyasi mücadele ile ilgili olarak Allame Seyyid Muhammed Bâkır Sadr şunları söylüyor: "Hz. Zehra'nın çaba ve faaliyetleri bir açıdan sonuçsuz kaldı, bir açıdan da zaferle sonuçlandı. Peygamberin (s.a.v.) vefatından on gün sonra büyük bir taarruzla üzerine gittiği halifenin iktidarını yıkamadığından dolayı yenilmiş sayılmaktadır. Diğer açıdan, Fâtıma (a.s.)'ın uğraşı ve çabası zaferle sonuçlandı. Çünkü, Kendi hakkını, işin gerçeğini var gücüyle herkese ulaştırabildi, mezhebi savaş alanlarındaki direnç gücünü arttırdı." Hz. Fâtıma (a.s.)'ın Mescid-i Nebevi'de yaptığı konuşmada sahabelere hitabı şöyle idi: "Şeytan deliğinden başını çıkardı; sizi kendisine icabet edenler buldu. Sizi, aldatmasına hazır bir anlayışta gördü. Sizi uyardı, çok çabuk dediğini yerine getiren kimseler olduğunuzu gördü. Böylece siz, size ait olmayan bir deveyi damgaladınız." "Deve" ile kastedilen hilafet makamına oturan Hz. Ebu Bekir'dir. Hz. Fâtıma (a.s.) Hz. Ebu Bekir'i biatı ile halife yapanların, Şeytan'ın oyunlarına alet olduğunu söylemektedir. Yani Hz. Fâtıma'nın (a.s.) yaptığı hem Babasından kalan hakkına sahip çıkmak, hem de hilafet ile ilgili yaptıkları yanlışı halkın yüzüne vurmaktır.