EN SEVGİLİ İKİ TORUN (5)
dille, "Ya Resulallah! Allah (c.c.) bana keramet ile yavru ihsan etti. Birini avcı tuttu. Biri benimle kalmıştı. Onu emzirmekle uğraşırken gökten bir ses geldi: "Ey dişi ceylan! Bir yavrunu İmam Hasan (a.s.)'a verdiler. Şimdi de Hüseyin (a.s.), Hazreti Muhammed (s.a.v.)'den bir ceylan yavrusu istemektedir. Ağlayıp duruyor. Durma, bu yavrunu da ona götür, yetiştir. Bu üzüntüyü onun gönlünden sil. Yoksa gözyaşlarının seli, Arş'ın binasına titreme salar ve melalinin tesiri melekleri baygın ve takatsiz düşürür." Hazreti Muhammed (s.a.v.) bu haberden sevindi. Ceylan yavrusunu İmam Hüseyin (a.s.)'a verdi. Gönlünü teselli etti." 147 "Bir gün Hazreti Resul (s.a.v.) Fatıma (a.s.)'ın hücresine hâlini sormak için gelip, "Ey çocuğum hâlin nedir?" dedi. Fatıma (a.s.), "Ya Resulallah! Allah'a mihnet olsun ki, fakirliğimiz son haddine vardı. Evimizde üç gün var ki aşımızdan eser yok!" dedi. Hazreti Muhammed (s.a.v), "Allahümmenzil ala Muhammedin ve Ehl-i Beytihi kema enzelte ala Meryeme bint-i İmran (Allah'ım! İmran kızı Meryem'e nasıl salat ve salavat yapmışsan Muhammed'e ve Ehl-i Beyt'ine de öyle yap)" diye dua etti. Sonra, "Ey Fatıma! Mutfağa yüzünü çevir, git, neler göreceğine bak!" dedi. Fatıma (a.s.) mutfağa doğru gitti. Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) da ardından ilerlediler. Cevahirle süslü bir kâse içinde bir miktar yemek gördüler. Fatıma (a.s.) o kâseyi getirdi. Hazreti Resul (s.a.v.)'in önüne koydu. Hazreti Muhammed şöyle buyurdu: "Kulu bismillah -besmele ile yiyiniz-" O anda Nebi (s.a.v.), Ali (a.s.), Fatıma (a.s.), Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) o yemeği yemeğe başladılar. 147 Fuzuli, Kerbela Şehitleri, s. 263
