EN SEVGİLİ İKİ TORUN (2)


"Enes b. Mâlik'ten rivayet edilmiştir: "Hz. Peygamber (s.a.v.) bir kimse için ahidnâme yazmıştı. Bir gün o şahıs Peygamber (s.a.v.) namaz kılarken huzuruna geldi. Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.)'ın bazen onun boynuna, bazen de sırtına çıktıklarını, kimi zaman da önünden ve arkasından çıktıklarını gördü. Resulüllah (s.a.v.) namazı bitirir bitirmez o adam şöyle dedi: "Hasaneyn sizin namazınızı engellemediler mi?" Peygamber (s.a.v.) bu cümleyi işitince sinirlendi ve "Ahidnameni Bana ver" buyurdu. Aldıktan sonra şöyle buyurdu: "Her kim bizim küçüğümüze merhamet etmez, büyüğümüze de saygı göstermezse, bizden değildir; Ben ondan olmadığım gibi o da Benden değildir." 138 "Ebu Eyyub el-Ensarî Hazretleri bir gün Resul-i Ekrem'in (s.a.v.) huzuruna girmişti. O esnada Hasan (a.s.) ile Hz. Hüseyin (a.s.) O'nun yanında oynuyorlardı. Hazreti Peygambere (s.a.v.), "Onları seviyor musun ey Allah'ın Resulü?" diye sordu. Hz. Peygamber (s.a.v.) bu soruya şöyle cevap verdi: "Nasıl sevmem, bu ikisi Benim dünyadaki reyhanlarımdır." 139 "Hazreti Peygamber bir yemeğe davetliydi. Ashab-ı kiram ile yolda giderken gözü torununa ilişti. Hüseyin (a.s.) oynuyordu. Bu sırada Hz. Peygamber (s.a.v.) birlikte yürüdüğü sahabesinden ayrılarak Hüseyin (a.s.)'a ulaşmak istedi. Hüseyin (a.s.)'ı yakalamak için biraz uğraştı. Nihayet onu yakalayıp kucakladı, şefkatle bağrına basıp öptü ve, "Hüseyin Bendendir, Ben de Hüseyin'den" buyurdu." 140 138 Taberî, Zehairu'l-Ukba, s. 132 139 Suyutî, Tarih'ul Hulefa, s. 188 140 Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 4, s. 172, Tirmızî, Menâkıb, 31