EMANETİN HAKKINA RİAYET
Resul-i Ekrem (s.a.v.) Vedâ Hutbesi'nde, emanet mefhumunun önemini de vurgulamıştır. Esasen emanet mefhumu geniş bir kavramdır. En büyük emanet Kur'an-ı Kerim'dir. Öyle bir emanet ki, hayatın gayesini, yaratılış hikmetinin gereğini oluşturur. En büyük gaye olan Allah'a kulluk, Kur'an-ı Kerim emanetine sahip çıkmakla gerçekleşebilir. Sonra da; beden-sağlık, hayat, kadınlar birer emanettir. Bunların da korunması ve emanetin hakkının verilmesi gerekmektedir. Kulluk şartları içinde emanet çok geniş bir anlam ifade eder. Emanetin hakkına riayet, mü'minlerin en önemli vasıfları arasındadır. Resulûllah'ın bu hususla ilgili şu sözleri ne kadar yerinde ve isabetlidir ve de ölçü koymaktadır: "Kimin yanında bir emanet varsa, onu sahibine versin. Hediyeler, hediye ile karşılanır. Başkalarına kefil olan, kefâletin mesuliyetini üzerine alır." Peygamberimizin emanete riayet ettiği ve doğru sözlü olduğuna
