ELÇİLER VE DAVET MEKTUPLARI
Hicret'in 6. senesinde Resulûllah (s.a.v.) Arap Yarımadası'nın muhtelif yerlerine, İslam'a davet için elçiler göndermeye başladı. Yine Hudeybiye sulhünden sonra girilen barış dönemini çok iyi değerlendiren Allah Resulü, bazı hükümdarlara da elçiler ve mektuplar gönderdi. O dönem, İslam siyasî diplomasi trafiğinin belki de en yoğun olduğu dönemdir. Resulûllah'a, meleklerin, mühürsüz mektupları okumadıkları söylenmişti. Bunun üzerine Resulûllah Efendimiz üç satır halinde "Muhammedü'r-Resulûllah" yazılı bir yüzük yaptırıp, bunu mühür olarak kullanmışlardır. Gönderilen davetçilerin hepsi gittikleri milletin dil, örf ve âdetlerini bilen, yetenekli, anlatma kabiliyeti yerinde, görünüş olarak göze güzel görünen vasıflı kişilerdi. Amr b. Umeyye ed-Damri, ilk elçi olarak Habeş Necaşisi'ne gönderildi. Necaşi mektubu saygı ve tevazu ile yüzüne sürdü ve şehadet getirerek Müslüman oldu.
