EHL-İ BEYT’İN KİMLER OLDUĞU İLE İLGİLİ HADİSLER (3)


Peygamber (s.a.v.) Allah'ın Kitabı'nı tanıttıktan ve ona sarılmanın farz olduğunu bildirdikten sonra şöyle buyurdu: "Ehl-i Beyt'im hakkında size Allah'ı hatırlatıyorum" dedi ve bunu üç defa tekrar etti. Sünni tarih kitaplarından El-Marifet-ü ve't-Tarih'den, Ebuzer Gifarî rivayet ediyor: "Size sadece Resûlullah'tan (s.a.v.) duyduğumu anlatacağım. Peygamberden (s.a.v.) buyurdu ki: Ey insanlar, aranızda iki değerli emanet bırakıyorum; Allah'ın Kitabı ve itretim, Ehl-i Beyt'im. Bunların biri öbüründen daha üstündür, o da Allah'ın Kitabı'dır. Bunlar havuzun başında Bana gelip çatıncaya kadar birbirlerinden ayrılmazlar. Bunlar Nuh'un gemisine benzer, binmeyen ise boğulur." 285 Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyuruyor: "Yıldızlar, yeryüzündekilere boğulmaktan güvencedir. Ehl-i Beyt'im de ümmetime ihtilafa düşmekten güvencedir; dolayısıyla, Arap kabilesinden birisi Ehl-i Beyt'ime muhalefet edecek olursa ihtilafa düşer ve iblisin partisi olur." 286 Sünni Buhari'de şu rivayet vardır: "Resûlullah (s.a.v.) bir gün Hz. Ali (a.s.), Hz. Fâtıma (a.s.), Hz. Hasan (a.s.), Hz. Hüseyin (a.s.) ile oturduğu bir sırada buyurmuştur ki: "Allah'ım bunlar Benim Ehl-i Beyt'imdir. Allah'ım! Onlarla düşman olana düşman ol, onlarla dost olana dost ol!" 287 Sünni Tirmizi'nin Sünen'inde, Hz. Ali (a.s.) Resûlullah'tan şöyle buyurmuştur: 285 El-Marifet-ü ve't-Tarih, c. 1, s. 538 286 Hakim, Müstedrek, c. 3 s. 149 ve Sünni Muttaki Hindi'nin Kenzü'l-Ummal, c. 12, s. 96'da aynı hadis yer almaktadır 287 Buhari, Tarihu'l-Kebir, c. 2, s. 166-167