EHL-İ BEYT KAYNAKLARINA GÖRE RESULÛLLAH’IN VEFATI (2)
Resulûllah daha hayatta iken bu ikisinin babalarını yüceltmek için bunca hırslı davrandıklarını görünce, "Kendinize gelin, sizler (bu hâlinizle) Yusuf Peygamberin etrafını saran kadınlar gibisiniz" buyurdu. (Efendimiz bu sözleriyle belki de bu iki zevcesinin Yusuf Peygamberin etrafını saran kadınlar gibi hırslı olduklarını anlatmaya çalışmıştır). Alelacele kalkarak giyindi. Ve o ikisinden birinin namaz kıldırmak için diğerinden öne geçmesini önlemek için ve Aişe ile Hafsa'nın konuşmalarından bu iki kişinin emrini dinlemeyip Usame ile yola çıkmadıklarını anlayarak herhangi bir karışıklık çıkmaması için ve muhtemel şüpheleri gidermek için camiye yöneldi. Hastalığın etkisi ile o kadar güçsüzleşmişti ki, normal olarak ayaklarına basıp yürüyemiyordu. Ali b. Ebu Tâlib ve Fazl b. Abbas koltuğuna girmiş ayaklarını yerde sürüyerek camiye girdi. Ebubekir'in mihrapta durduğunu görünce kenara çekilmesi için mübarek eliyle işaret etti. Ebubekir kenara çekilince Efendimiz yerine geçip yeniden tekbir getirerek namaz kıldırdı. O'nun kaldığı yerden devam ettirmedi. Namazı tamamladıktan sonra evine gidip Ebubekir, Ömer ve onlarla birlikte camide olanları huzuruna çağırtarak, "Size Usame'nin ordusu ile gitmenizi emretmemiş miydim?" buyurdu. "Evet ya Resulallah, emretmiştin" dediler. "Peki, niçin emrimi yerine getirmediniz?" buyurdu. Ebubekir, "Ben gitmiştim fakat sizi bir kez daha görüp ahdimi yenilemek üzere geri döndüm" diye cevap verdi. Ömer, "Ey Allah'ın Resulü, ben gitmedim. Çünkü, Sizin durumunuzu Medine'den gelen süvarilerden öğrenmek istemiyordum" dedi. Resulûllah üç kere, "Katılın Usame'nin ordusuna ondan geri
