EHL-İ BEYT CENNETTEKİLERİN EN İYİSİDİR (3)


"Allah-u Teala halkı iki kısma taksim etti, Beni de onların en iyisinde kıldı. Nitekim şöyle buyuruyor: "Ashab-ı Yemin, ne (kutludur o) Ashab-ı Yemin." 306 Yine buyuruyor ki:"Ashab-ı Şimal, ne (mutsuzdurlar o) Ashab-ı Şimal." 307 Ben Ashab-ı Yemin'den ve onların en üstünüyüm. Daha sonra Allah-u Teala onları üç gruba taksim etti ve Beni onların en üstünü kıldı. Nitekim şöyle buyuruyor: `İşte o Ashab-ı Meymene olanlar, ne (kutlu) Ashab-ı Meymene'dir. Ashab-ı Meş'eme olanlar da ne (mutsuz ve uğursuz) Ashab-ı Meş'eme'dir. Yarışıp öne geçenler de öne geçmiş öncülerdir.' 308 Ben öne geçmiş öncülerden ve onların en üstünüyüm. Daha sonra o üç kısmı kabilelere taksim etti ve Beni onların en iyisinde karar kıldı. Nitekim şöyle buyuruyor: `Ey insanlar! Gerçekten biz sizi bir erkek ve dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler olarak kıldık. Hiç şüphesiz, Allah katında sizin en üstün (kerim) olanınız takvaca en ileride olanınızdır.' 309 Ben Adem ve evlatlarının takvaca en ileride olanı ve onların en üstünüyüm. Ama bununla iftihar etmiyorum. Daha sonra o kabileleri ailelere taksim etti ve Beni en üstün ailede kıldı. Nitekim şöyle buyuruyor: `Şüphesiz, Allah siz Ehl-i Beyt'ten kir ve çirkinliği gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor.' 310 Bu yüzden ben ve Ehl-i Beyt'im günah ve masumiyetten masumuz." 311 306 Vâkıâ, 27 307 Vâkıâ, 41 308 Vâkıa, 8-10 309 Hucûrat, 13 310 Ahzab, 33 311 Ed-Durrü'l-Mensur, c. 5, s. 199