CÂBİR B. ABDULLAH (3)
Enes şöyle dedi: Allah Resulü bu ikisi hakkında ne dedi?" İmam Seccad şöyle devam etti: "Bu esnada babam İmam Hüseyin ve amcam İmam Hasan oradan ayrıldılar. Ben de Câbir'in ne söyleyeceğini duymak için yanlarında kaldım. Câbir Enes`e şöyle dedi: `Vaktiyle mescitte Peygamberin huzurundaydım. Cemaat dağıldıktan sonra Peygamber Hasan ve Hüseyin'i getirmemi emretti. Ben de hemen Hasan ve Hüseyin'in yanlarına giderek onları bağrıma bastım ve Allah Resulü'nün yanına getirdim. Allah Resulü tebessüm ederek şöyle buyurdu: `Ey Câbir! Bu iki aziz evladımı seviyor musun?' `Anam babam Sana feda olsun ey Allah'ın Resulü, ben onları çok seviyorum' dedim. Allah Resulü, `Bunların üstünlüklerini ve faziletlerini sana anlatmamı ister misin?' buyurdu. `Evet' dedim. Allah Resulü şöyle buyurdu: Yüce Allah Beni yaratmayı dilediğinde onu Hz. Adem'in temiz sulbüne yerleştirdi. Bu temiz nutfeyi Hz. Nuh ve Hz. İbrahim'e intikal ettirdi. Onlardan sonra da Hz. Abdulmuttalib'e intikal etti. Yüce Allah o uzun cahilliye yıllarında Beni ve dedelerimi tüm çirkinliklerden korudu. Yüce Allah o pak nutfeyi Abdulmuttalib ile ikiye böldü, yarısını babam Abdullah'a, yarısını da amcam Ebu Tâlib'in sulbüne yerleştirdi. Abdullah'tan Beni yarattı. Ve peygamberlerin sonuncusu olarak seçti. Ebu Tâlib'den ise vasim ve halifem olan Ali'yi yarattı. Bu iki temiz nutfeden Beni ve Ali'yi bir araya getirdi. Daha sonra Hasan ve Hüseyin'i yaratarak onları Benim tertemiz soyumdan kıldı." 1508 Câbir şöyle naklediyor: "Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Resulü'ne itaat edin ve siz1508 Emali, Şeyh Tusi, s. 499; Meclis, c. 14, s. 95; Biharü'l-Envar c. 22, s. 111
