BEYTÜ’L-MAL’IN TAKSİMİ MESELESİ


Hz. Peygamber'in Beytü'l-Mal taksiminde izlediği yol şöyleydi: Malın belli kimselerin elinde birikmesine izin vermez, beyazsiyah, Arap-Acem demeden tüm Müslümanlar arasında eşit olarak bölüştürürdü. Allah Resulü'nün taksimattaki uygulaması bu kadar açık ve netti. Ancak ikinci ve üçüncü halife dönemlerinde durum tamamen değişti. Hz. Ebu Bekir, ganimetleri biriktirmeden, hemen Müslümanlar arasında paylaştırıyordu. Ancak ikinci halife Ömer, Beytü'l-Mal'ın taksimi konusunda bazı kimselere derecelerine göre haklar verdi. İbn-i Ebi'l-Hadid'in ifadesine göre Hz. Ömer; "Peygamberin amcası Abbas için her yıl oniki bin, Peygamberin her bir hanımı için 10.000 (Aişe bu miktardan 2000 fazla) Bedir ashabı için Muhacirler'e 5 bin, Ensar'a 4 bin, Uhud'dan Hudeybiye'ye kadar olan ashab için 4 bin, Hudeybiye'den sonraki ashab için 3 bin, Peygamberin ölümünden sonraki 4 savaşa katılmış olanlar için ikiyüz-
Scroll to top